Tag Archives: daha

Davet

dörtnala gelip uzak asyadan akdenize bir kisrak basi gibi uzanan bu memleket bizim! bilekler kan içinde, disler kenetli ayaklar çiplak ve ipek bir haliya benzeyen toprak bu cehennem, bu cennet bizim! kapansin el kapilari bir daha açilmasin yok edin insanin insana kullugunu bu davet bizim! yasamak bir agaç gibi tek ve hür ve bir orman… Read More »

Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-4

sıcaklar bildiğin gibi değil ve ben ki yalı uşağıyım, deniz ne kadar uzak… İkiyle beş arası cibinliğin altına uzanarak ter içinde kımıldanmadan gözlerim açık dinliyorum sineklerin uğultusunu. biliyorum : şimdi avluda duvarlara çarpıyorlardır suyu, kızgın, kırmızı taşlar tütüyordur. ve dışarda, otları yanmış kalenin eteğinde bir kezzap aydınlığı içindedir simsiyah kiremitleriyle şehir… geceleri birdenbire rüzgâr çıkıyor.… Read More »

Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-1

saat dört, yoksun. saat beş, yok. altı, yedi, ertesi gün, daha ertesi ve belki kim bilir… hapisane avlusunda bir bahçemiz vardı. sıcak bir duvar dibinde on beş adım kadardı. gelirdin, yan yana otururduk, kırmızı ve kocaman muşamba torban dizlerinde… kelleci memedi hatırlıyor musun? sübyan koğuşundan. başı dört köşe, bacakları kısa ve kalın ve elleri ayaklarından… Read More »

Fırtınadan sonra

-niyazi nihata- gökyüzü bulutsuz mavi bir ülkeÇırpınır köpükle lacivert denizkarşıki sahiller bir renksiz gölgeher taraf uyuyor her taraf sessiz siyah kayalarda bükülmüş beliak saçlı ana gözleri nemliufukta bir küçük beyaz yelkenligörünce semaya açıldı eli tam bugünle dört gün oldu gidelioğlum hasan daha hala gelmedipoyraz vardı deniz olmuştu deligitme dedim gitme o dinlemedi anne bu poyrazın… Read More »

Bence sen de şimdi herkes gibisin

gözlerim gözünde aşkı seçmiyoronlardan kalbime sevda geçmiyorben yordum ruhumu biraz da sen yorÇünkü bence şimdi herkes gibisin yolunu beklerken daha dün gecekaçıyorum bugün senden gizlicekalbime baktım da işte iyiceanladım ki sen de herkes gibisin büsbütün unuttum seni eminimmaziye karıştı şimdi yeminimkalbimde senin için yok bile kinimbence sen de şimdi herkes gibisin 334 (1918) –yaz– kadıköy

Yaşamaya Dair-2

diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, yani, beyaz masadan bir daha kalkmamak ihtimali de var. duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini biz yene de güleceğiz anlatılan bektaşi fıkrasına, hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, yahut da yine sabırsızlıkla bekleyeceğiz en son ajans haberlerini. diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için, diyelim ki, cephedeyiz. daha… Read More »