Category Archives: Nazım Hikmet

İntizar

(bir müteverrimenin başucunda) Ölecek anladık artık iyicekalbimiz şimdiden hicrile dolu“her günün ufkunu sarınca gece”“diyoruz belki son akşamıdır bu” hayata gözleri yorgun hümmalıher yeni sabahtan ümit arayanbu kadının ruhu çok muammalıgülüyor ağzından boşandıkça kan biz bugün en acı yarayı deştikelemle inlerken şimdi kalbimizbilmem ki neden hiç düşünmemiştikaynı uzun yolların yolcusuyuz biz

Yol Türküsü

alnımızda yanar gençliğin tacı yorgunluğun anasını satarız elimizde neşemizin kırbacı ufukları önümüze katarız göğsümüz kuvvetli , gönlümüz temiz tükenmez yolları tüketiriz biz ne saray,ne hamam,ne han isteriz nerde gün batarsa orda yatarız sabah burdaysak,akşam ordayız günlerin peşinde bir hovardayız bazı mısra gibi dudaklardayız bazı “kimsin” diye soran bulunmaz hey anam hey!yolcu yolunda gerek bazı altımızda… Read More: Yol Türküsü »

Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri

o mavi gözlü bir devdi. minnacık bir kadın sevdi. kadının hayali minnacık bir evdi, bahçesinde ebruliii hanımeli açan bir ev. bir dev gibi seviyordu dev. ve elleri öyle büyük işler için hazırlanmıştı ki devin, yapamazdı yapısını, çalamazdı kapısını bahçesinde ebruliiii hanımeli açan evin. o mavi gözlü bir devdi. minnacık bir kadın sevdi. mini minnacıktı kadın.… Read More: Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri »

Giderayak

giderayak işlerim var bitirilecek, giderayak. ceylanı kurtardım avcının elinden ama daha baygın yatar ayılamadı. kopardım portakalı dalından ama kabuğu soyulamadı. oldum yıldızlarla haşır neşir ama sayısı bir tamam sayılamadı. kuyudan çektim suyu ama bardaklara konulamadı. güller dizildi tepsiye ama taştan fincan oyulamadı. sevdalara doyulamadı. giderayak işlerim var bitirilecek, giderayak

Beyazıt Meydanındaki Ölü

bir ölü yatıyor on dokuz yaşında bir delikanlı gündüzleri güneşte geceleri yıldızların altında İstanbulda, beyazıt meydanında. bir ölü yatıyor ders kitabı bir elinde bir elinde başlamadan biten rüyası bin dokuz yüz altmış yılı nisanında İstanbulda, beyazıt meydanında. bir ölü yatıyor vurdular kurşun yarası kızıl karanfil gibi açmış alnında İstanbulda, beyazıt meydanında. bir ölü yatacak toprağa… Read More: Beyazıt Meydanındaki Ölü »

Rübap

uzakta inleyen şu rübap neden?böyle gecelerden teselli ararruhuma aşina bu titremedenanladım onun da bir hicranı var her name bir hayal yaşatıyorduŞarkın efsaneli köşelerindengeçenler durup bu kim diye sordugecenin koynuna füsun serperken ruhları uyutan bir şuh sihirbazbu içli kadının nermin ellerielinde inleyen o esiri sazyasla mı uyuttu şen sahilleri?