Tag Archives: beyaz

Beyazıt Meydanındaki Ölü

bir ölü yatıyor on dokuz yaşında bir delikanlı gündüzleri güneşte geceleri yıldızların altında İstanbulda, beyazıt meydanında. bir ölü yatıyor ders kitabı bir elinde bir elinde başlamadan biten rüyası bin dokuz yüz altmış yılı nisanında İstanbulda, beyazıt meydanında. bir ölü yatıyor vurdular kurşun yarası kızıl karanfil gibi açmış alnında İstanbulda, beyazıt meydanında. bir ölü yatacak toprağa… Read More »

Ben Senden Önce Ölmek İsterim

ben senden önce ölmek isterim. gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? ben zannetmiyorum bunu. iyisi mi,beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni gorebilesin fedakarliğimi anlıyorsun vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için. ve toz oluyorum yaşiyorum yanında senin. sonra,… Read More »

Fırtınadan sonra

-niyazi nihata- gökyüzü bulutsuz mavi bir ülkeÇırpınır köpükle lacivert denizkarşıki sahiller bir renksiz gölgeher taraf uyuyor her taraf sessiz siyah kayalarda bükülmüş beliak saçlı ana gözleri nemliufukta bir küçük beyaz yelkenligörünce semaya açıldı eli tam bugünle dört gün oldu gidelioğlum hasan daha hala gelmedipoyraz vardı deniz olmuştu deligitme dedim gitme o dinlemedi anne bu poyrazın… Read More »

Gövdemdeki Kurt

sen benim minare boyunda çam gövdeme, yumuşak beyaz bir kurt gibi girdin, kemirdin! ben barsaklarında solucan makdonaldı besleyen İngiliz amelesi gibi taşıyorum seni içimde! biliyorum kabahat kimde! ey ruhu lordlar kamarası kadın! ey uzun entarili tüysüz puankare! karşımda: demirleri kıpkızıl bir şimendifer ocağı gibi yanmak senin en basit hünerin; yine en basit hünerin senin buzun… Read More »

Bir Acayip Duygu

“mürdüm eriği çiçek açmıştır. – ilkönce zerdali çiçek açar mürdüm en sonra “ sevgilim, çimenin üzerine diz üstü oturalım karşı-be-karşı. hava lezzetli ve aydınlık ? fakat iyice ısınmadı daha ? çağlanın kabuğu yemyeşil tüylüdür henüz yumuşacık… bahtiyarız yaşayabildiğimiz için. herhalde çoktan öldürülmüştük sen londrada olsaydın ben tobrukta olsaydım, bir İngiliz şilebinde yahut… sevgilim, ellerini koy… Read More »

Caricinde Geçen Kış

aksamlari gol eflatun bir kedersazliklarda piril pirilbuz tutmus batakklik kuslariagaclardancuruk sari ve kizilson yapraklar dokuluyorruzgarli sonbahardannasilsa kurtulmuslarigumus karanliginda anlasilmaz seslerhavada mutsuz bir bulutumutsuz ve kararsiz suzuluyorneredeyse aksam yildiziyorgun kirmizineredeyse ayneredeyse ay(hersey nicin bu kadar eskinicin bu kadar uzak)caricinde gecen kkistepeden tirnaga katran ve su buharivolganin uykusuna bir ruya gibi sarkmisatesten orumcek nehir vapurlarineredeyse aksam yildiziyorgun… Read More »