Tag Archives: gece

O gece deniz

birden rüzgar hayat gibi esincekaranlıklar ağır ağır gerindidenizdeki içli hayat bu gecesonu gelmez ölümden de derindi bu ilahi büyüklüğün nefesidoldurmuştu nihayetsiz boşluğuandırırdı hayattaki son sesidalgaların sahildeki soluğu

Yine Ölüme Dair

zevcem, ruhu revanım hatice pîrâyende, ölümü düşünüyorum, demek ki arteryo skleroz başlıyor bende… bir gün kar yağarken, yahut bir gece, yahut bir öğle sıcağında, hangimiz ilkönce, nasıl ve nerde öleceğiz? nasıl ve ne olacak ölenin son duyduğu ses, son gördüğü renk, kalanın ilk hareketi ilk sözü ilk yediği yemek? belki de birbirimizden uzakta öleceğiz. haber… Read More »

Karlı Kayın Ormanında

karlı kayın ormanında yürüyorum geceleyin. efkârlıyım, efkârlıyım, elini ver, nerde elin? ayışığı renginde kar, keçe çizmelerim ağır. İçimde çalınan ıslık beni nereye çağırır? memleket mi, yıldızlar mı, gençliğim mi daha uzak? kayınların arasında bir pencere, sarı, sıcak. ben ordan geçerken biri : “amca, dese, gir içeri.” girip yerden selâmlasam hane içindekileri. eski takvim hesabıyle bu… Read More »

İntizar

(bir müteverrimenin başucunda) Ölecek anladık artık iyicekalbimiz şimdiden hicrile dolu“her günün ufkunu sarınca gece”“diyoruz belki son akşamıdır bu” hayata gözleri yorgun hümmalıher yeni sabahtan ümit arayanbu kadının ruhu çok muammalıgülüyor ağzından boşandıkça kan biz bugün en acı yarayı deştikelemle inlerken şimdi kalbimizbilmem ki neden hiç düşünmemiştikaynı uzun yolların yolcusuyuz biz

Avare

anımsıyor musun? bir çetemiz vardı: vahşi siyah atlar ısmarlama serserilikler yaşardık kimseden bir şey demeden kaçıp gitmeler gibi sokaklarda sabahlamak, parklarda yatmak yabancıları mahalleye sokmamak gibi ve bir gün gideceğimiz bir amerika vardı herkesin bir amerikası vardı o zamanlar herkes gece istasyonlarında kendi amerikasını aradı kısık ışıklı arkadaş odaları plağın bir yüzünü kaplayan uzun parçalar… Read More »

Ay Zeytin Gece

kamçılı karanlıktı geldin üstüme bütün masalları dolaştın ay zeytin gece ay vurmuştu alnına perçemlerin tokat akıtması yorgundu atılmış yılan derisi değiştirilmiş güvercin gömleği tende nereye gidiyorsun, dedim zeytinlerin arasından siste silinip giderken yollar aydı zeytindi geceydi korkmadım bağırdım ardından aydaki zeytindeki gecedeki delikanlı nereye böyle aldı rüzgar sesimi duyurmadı vurdu geçti durduğum yeri gümüşünü silkeledi… Read More »