Category Archives: Nazım Hikmet

Samiyenin kedisi

yeşil deniz gibi gözleri vardıbeyaz tüyleriyle bir küme kardıağzını süsleyen sedef dişlerdibaygın nazarı ta ruha işlerdi severken aldatıp birden kaçardıokşarken apansız pençe açardıonda bir kadının gururu vardısürmeli gözlerinden riya akardı

Türk Köylüsü

topraktan öğrenip kitapsız bilendir, hoca nasreddin gibi ağlayan bayburtlu zihni gibi gülendir. ferhad?dır, kerem?dir, ve keloğlan?dır. yol görünür onun garip serine, analar, babalar umudu keser, kahbe felek ona eder oyunu. Çarşambayı sel alır, bir yar sever el alır, kanadı kırılır çöllerde kalır, ölmeden mezara koyarlar onu. o, -yunusu biçaredir, baştan ayağa yaredir.- ağu içer su… Read More: Türk Köylüsü »

Kadınlarımızın Yüzleri

meryem ana tanrıyı doğurmadı meryem ana tanrının anası değil meryem ana analardan bir ana meryem ana bir oğlan doğurdu Âdemoğullarından bir oğlan meryem ana bundan ötürü güzel bütün suretlerinde meryem ananın oğlu bundan ötürü kendi oğlumuz gibi yakın bize kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan karasabanlar gibi çizer kadınların yüzünü. ve sevinçlerimiz… Read More: Kadınlarımızın Yüzleri »

Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-1

saat dört, yoksun. saat beş, yok. altı, yedi, ertesi gün, daha ertesi ve belki kim bilir… hapisane avlusunda bir bahçemiz vardı. sıcak bir duvar dibinde on beş adım kadardı. gelirdin, yan yana otururduk, kırmızı ve kocaman muşamba torban dizlerinde… kelleci memedi hatırlıyor musun? sübyan koğuşundan. başı dört köşe, bacakları kısa ve kalın ve elleri ayaklarından… Read More: Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-1 »

Fırtınadan sonra

-niyazi nihata- gökyüzü bulutsuz mavi bir ülkeÇırpınır köpükle lacivert denizkarşıki sahiller bir renksiz gölgeher taraf uyuyor her taraf sessiz siyah kayalarda bükülmüş beliak saçlı ana gözleri nemliufukta bir küçük beyaz yelkenligörünce semaya açıldı eli tam bugünle dört gün oldu gidelioğlum hasan daha hala gelmedipoyraz vardı deniz olmuştu deligitme dedim gitme o dinlemedi anne bu poyrazın… Read More: Fırtınadan sonra »

Tahirle Zühre Meselesi

tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, bütün iş tahir?le zühre olabilmekte yani yürekte. mesela bir barikatta dövüşerek mesela kuzey kutbunu kefe giderken mesela denerken damarlarında bir serumu ölmek ayıp olur mu? tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.… Read More: Tahirle Zühre Meselesi »