Category Archives: Ataol Behramoğlu

Annem yok artık

annem yok artık. beni düşünen kalbi yok. bitti. umutsuz olmak istemiyorum. umutsuzlugun bir çıkar yol olmadıgını biliyorum. annem yok artık, yeryüzü çok gördü onu, kalabalığın arasında kuş gibi çırpınan varlığını Çok gördü dalgın yüregini çok gördü bizim için çarpan, kaygılarla dolu yüreğini. annem yok artık. bu kesin. gelinecek bir yere gitmedi. İşte geldim çocuklar demeyecek… Read More: Annem yok artık »

Göre

gözlerimiz birbirine göre ellerimiz, dudaklarımız ve aşk bize göredir gece tam aşka göre rüzgar geceye göre ve yağmur rüzgara göredir Öpüşmelerimiz yağmura göre odamız öpüşlerimize göre ve dünya odamıza göredir ve biz dünyaya göreyiz

Ağustos konuğu

odama bir an giren uçucu bir böcek -arıdan irice, kanatları renkli- dolaştı bir süre, vızıldamadan. sonra bulup yolunu pencerenin Çıkıp gitti bir öykü çeviriyordum Çehovdan masamda bira bardağı -odam, kitaplarım,olağan dünyam- tül perdede ağustos ışınları tanık oldu yaşamıma bu uçucu böcek, sadece bir an Çıkıp gitti sonra tıpkı yaşamıma bir an katılan sonra yitip giden… Read More: Ağustos konuğu »

Çok Sevdim Bir Zamanlar Seviyorum Yine de

Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de alıp başımı gitmeyi yollar boyunca seyretmek bir bozkır akşamını camından bir otobüsün masal şehirlerini geçerken hızla Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Ürpertili, sımsıcak tenini kadınların salmak serin sulara gövdemi düşüp gitmek ardına şiirin ve aşkın Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de varolduğumu düşünmeyi, ürpererek… karanlık… Read More: Çok Sevdim Bir Zamanlar Seviyorum Yine de »

Annemin mezarına gittik bugün

annemin mezarına gittik bugün babam, namık, nihat, defne ve ben namıkın arabasıyla geçtik yollardan ve mezarlığın içinden Çiçekler serptik üstüne mezarın durduk orda sessizce birbirine bakmadan herkes ağladı,ya da birşeyler düşündü kendince annemin mezarının yanındaki bir başka mezarın önünde bir kadın ağlıyordu kocasıydı sanırım toprağın altındaki kısa bir zaman önce yitirmiş olduğu bayram ziyaretçileriyle doluydu… Read More: Annemin mezarına gittik bugün »

Çığlık

bir adamı öldurmenin tam sırası kurşunlarla Çocuğunu öpüp kapıya çıktığında ey kanatılmış çiğnenmiş bahar günü birden bir çığlıkla kapatır yüzünü ezik bir gül gibi çığlık, yitik bir umut gibi boğmak boğma bir telle bir insan olmanın sevincini kederli yağmur, usulca düşen akşama Çığlık. bir çocuk yüzü. dayalı cama…