Tag Archives: kuru

Unuttum, Nasıldı Annemin Yüzü

unuttum, nasıldı annemin yüzü unuttum, sesi nasıldı annemin. gece bir örtü olsun anılardan kara yüreğime örtüneyim. unuttum, nasıldı annemin gülüşü unuttum, nasıldı ağlarken annem. yaşam sallasın kollarında beni küçücük oğluyum onun ben. unuttum, elleri nasıldı annemin unuttum, gözleri nasıldı bakarken. kuru ot kokusu getirsin rüzgar yağmur usulcacık yağarken.

Yangın

siddetin söndürür yanan sinemi,hayalî bir tereddütün dimaginda.hiddetin döndürür hazan bendimi,altunî bakislarin kiskacinda. gülleri saçtin tan vaktime,sevmeyi seviyorum derken.hançeri çaktin tam kalbime,giderken vaktinden erken. nârinla boyandi bu kafes,yalnizligin sitemkâr rengine.hârinla yandi kuru nefes,ayriligin cefakâr ellerinde. tutkuyu sapladi mizragin,kalan küllerin çok uzaklarina.acaba kimi kaydirirsin,kâküllerinin sok tuzaklarina? son alevini de söndürdüm,okyanuslarin ta ortasinda.kalan izlerini de öldürdüm.simdi kaçisim ala… Read More »

Anladım Aşkın Sonunu

İlk önce bakışlarınla tanıştım. gözlerindeki parıltıya alıştiı, ve yalnızlığımı yenmeye çalıştım, çalistim ama, aramıza koyduğun mesafelere takıldım. senin buhranlı gecelerime ışık saçmanı ben mi istedim? İkide bir karşıma çıkmanı, elimi tutmanı ben mi söyledim? yoksa gönlümün her an seni anmasını ben mi arzuladım? ben yalnız bir kuru ümide, bir sıcak sevgiye sarılmayı diledim. bir hasret… Read More »

Girdapda bir can

yadelden yanima cagirdim senigelmek istiyorsun birakmıyorlarrüyada,mektupta albümde senibulmak istiyorlar birakmiyorlar umutlar hayaldir acilar gerçekÇileye muhkumsun,kim ne bilecekya bir kuru selam, ya bir top çiceksalmak istiyorsun, birakmiyorlar. otuz yil agladin hep yana yanayeter, yazik diyen olmadi sanavefasiz dostluga kalles zamanagülmek istiyorsun birakmiyorlar Çalis derler ayak, bagli el baglikonus derler,dudak bagli,dil baglikalk git derler, kapi bagli,yol baglikalmak… Read More »

Noktada Zaman

gönül kurşun yemiş yaralı ceylandöndüğü noktadan bin yıl uzaktayürek ateş düşmüş kuru bir harmanyandığı noktadan bin yıl uzakta ne nisan bozulur, ne düşer tetikzaman kanlı tezgah,acılar mekikumut yavrusun yitiren keklikkonduğu noktadan bin yıl uzakta Şans ne ki? bir doğar,ölür bin kereen güzel arzular kalır mahşeresevginin meyvesi dalındanİndiği noktadan bin yıl uzakta Çıkar oyunbazlar ikbal katınatepeler… Read More »

Bir Ayrılık Gününde

ne gariptir şu ayrılık günleri bir dosttan da, düşmandan da ayrılsan nedense bir tuhaf oluyor insan derin bir sızı giriyor içeri son bir defa bakarken caddelere dükkanlara, evlere, kahvelere hatıra yüklü kervanlar geçiyor dolu dolu gözlerinin önünden bu son yadigar mı bir ayrılık gününden ne unutulmaz zamanlar geçiyor ağır ağır biz farkında değilken gökler masmavi,… Read More »