Bir Öykü’ydü Benimkisi.. önce buÄŸulanan bir rüya.. ardı sıra geçmeyen geceler.. karanlıklar içinde anlamsızlığa dağılan bilinçaltı kelimeleri.. bir kördüğüm gibi idi sözcükler.. hep kördüğüm idi düşlerin arasına gizlenen kelimelerin götürdüğü yollar.. Okumaya devam et »
Etiketler: bir, hangi, kar, seni
gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
onlardan kalbime sevda geçmiyor
ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin
yolunu beklerken daha dün gece
kaçıyorum bugün senden gizlice
kalbime baktım da işte iyice
anladım ki sen de herkes gibisin
büsbütün unuttum seni eminim
maziye karıştı şimdi yeminim
kalbimde senin için yok bile kinim
bence sen de ÅŸimdi herkes gibisin
334 (1918) –yaz– kadıköy
Etiketler: 1918, bence, bile, daha, herkes, ki, seni, senin, sevda, yaz, yok
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş tahir?le zühre olabilmekte
yani yürekte.
mesela bir barikatta dövüşerek
mesela kuzey kutbunu kefe giderken
mesela denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
yani tahir?i zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
tahir ne kaybederdi tahirliÄŸinden?
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Etiketler: ama, bunun, diye, hatta, seni, sevda, tahir, yani
hakkındır yaramazlık.
dik duvarlara tırman
yüksek ağaçlara çık.
usta bir kaplan
gibi kullansın elin
yerde yıldırım gibi giden bisikletini..
ve din dersleri hocasının resmini yapan
kurşunkaleminle yık
mızraklı İlmihalin
yeşil sarıklı iskeletini..
sen kendi cennetini
kara toprağın üstünde kur.
coğrafya kitabıyla sustur,
seni «hilkati Âdem»le aldatanı..
sen sade toprağı tanı
topraÄŸa inan.
ayırdetme öz anandan
toprak ananı.
toprağı sev
anan kadar…
Etiketler: anan, anandan, dik, gibi, giden, inan, kaplan, kara, kendi, nasihat, sade, seni, sev, toprak, usta
başım köpük köpük bulut,
içim dışım deniz,
ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında,
budak budak, serham serham ihtiyar bir ceviz.
ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında,
yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril.
koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil
yapraklarım ellerimdir tam yüz bin elim var,
yüz bin elle dokunurum sana, istanbula.
yapraklarım gözlerimdir.Şaşarak bakarım.
yüz bin gözle seyrederim seni, istanbulu.
yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.
ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında,
ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Etiketler: bin, bir, bunun, ceviz, gibi, polis, seni, yapraklar
ne güzel şey hatırlamak seni:
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken..
ne güzel şey hatırlamak seni:
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının..
İçimdeki ikinci bir insan gibidir
seni sevmek saadeti..
parmaklarının ucunda kalan kokusu sardunya yaprağının,
güneşi bir rahatlık
ve etin daveti:
kıpkızıl çizgilerle bölünmüş
sıcak
koyu bir karanlık..
ne güzel şey hatırlamak seni,
yazmak sana dair,
hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek:
filanca gün, falanca yerde söylediğin söz,
kendisi deÄŸil
edasındaki dünya..
ne güzel şey hatırlamak seni.
sana tahtadan bir şeyler oymalıyım yine:
bir çekmece
bir yüzük,
ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım
ve hemen
fırlayarak yerimden
penceremde demirlere yapışarak
hürriyetin sütbeyat maviliğine
sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım..
ne güzel şey hatırlamak seni:
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken..
Etiketler: bir, ey, seni, ya
bir tanem!
son mektubunda:
-başım sızlıyor
yüreğim sersem!-
diyorsun.
-seni asarlarsa
seni kaybedersem,-
diyorsun,
-yaÅŸayamam!-
yaşarsın, karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı,
en fazla bir yol sürer
yirminci asırlılarda
ölüm acısı.
Ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
fakat
emin ol ki, sevgili,
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için
boÅŸuna bakacaklar
nazım?a!
ben,
alacakaranlığında son sabahımın
dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız
yarı kalmış bir şarkının acısını
topraÄŸa götüreceÄŸim…
karım benim!
İyi yürekli,
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim;
ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dava ilk adımında
ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
kellesini adamın.
haydi bunlara boÅŸ ver.
bunlar uzak bir ihtimal!
paran varsa eÄŸer
bana fanila bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı.
ve unutma ki
daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı.
Etiketler: bir, bu, daima, duman, haydi, ilk, kar, ki, mavi, mektup, seni, siyah, siyatik, tuttu, varsa, ya, yol