Tag Archives: bulut

Ellerimde Bir Göztaşı

ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum ne bileyim, bir damlanın böyle deniz olduğunu Şaştım, mavi bir fal gibi açılınca önümde giritli bir ölümüm varmiş, bir balıkçı fitil gibi patlayacakmış avucunda otuz çubuklu gençliğim Üç günde mi desem, üç gökte, üç kulaçta mı ben ki, o camgöbeği çiçekler açan ağaç kırılmaz bardaklar gibi tuzla buz olacakmış… Read More »

İstanbul Ağrısı

kanatlari parca parca bu agustos geceleri yildizlar kaynarken sangir sungur ayaklarimin dibine dokulen sen eger yine istanbulsan yine kan kopuklu cehennem sarmasiklari buyutecegim pancak pancak siirler tukurecegim demek yine ben limandaki direkler ormaninda butun bandiralar ayaklaniyor kapi onlerinde boyunlarini bukmus tek tek kafiyeler yahudi sokaklarini aydinlatan telaviv sarkilari mavi asfaltlara cokmus diz bagliyor eger sen… Read More »

Bir, Üç ve Beş

desen ki denizin tuzu çiğ düşmüş kadife donlu patlıcanlar desen ki kendilerinden karga çığlılarıyla kaçanlar en fakiri en zengini çirkini ve orospusu seni unutmuş olsun sen ki üşümüş gökte o yalnız bulutsun kıskanmadığın cömert bir maviliğin ortasında o bildiğin yalnızlığın ellerinden tutmuşsun desen ki unutulmuşsun denizler kızılca kıyamet akıp geçiyor zamana karşı geliyorsun bir üç… Read More »

Şubat yolcusu

seni kim cizebilir subat yolcusuyalniz aksam olsun daginik olsunceplerinde bozuk bir bulut ugultusugeceleyin dortte bir olum korkusudortte dort sabaha karsi yagmursunseni kim cizebilir subat yolcusubutun cizgileri bozuyorsun (bela Çiçeği)

Lâl oldum…

gece oldugunda seni aydinlatan hilal oldum. uykuya daldiginda rüyanda gördügün hayal oldum. sana yakin olayim diye, damarlarinda dolasan kan oldum; bir hâl oldum sana kavusayim diye, hamal oldum seni tasiyayim diye, ve saçlarina dokunayim diye, tenini oksayan rüzgar oldum. lâl oldum… mum gibi eriyip aktiginda seni saran alev oldum. kisin soguk ayazlarinda seni koruyan duvar… Read More »

Akşam Erken İner Mahpushaneye

akşam erken iner mahpusaneye. ejderha olsan kar etmez. ne kavgada ustalığın, ne de çatal yürek civan oluşun. kar etmez, inceden içine dolan, alıp götüren hasrete. akşam erken iner mahpusaneye. İner, yedi kol demiri, yedi kapıya. birden, ağlamaklı olur bahçe. karşıda, duvar dibinde, Üç dal gece sefası, Üç kök hercai menekşe… aynı korkunç sevdadadır gökte bulut,… Read More »