Tag Archives: ya

Yaşamaya Dair-1

yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesala, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani, bütün işin gücün yaşamak olacak. yaşamayı ciddiye alacaksın, yani, o derece, öylesine ki, mesala, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut, kocaman gözlüklerin, bembeyaz gömleğinle bir laboratuvarda insanlar için ölebileceksin, hem de yüzünü bile görmediğin insanlar… Read More: Yaşamaya Dair-1 »

Ölüme Dair

buyrun, oturun dostlar, hoş gelip sefalar getirdiniz. biliyorum, ben uyurken hücreme pencereden girdiniz. ne ince boyunlu ilâç şişesini ne kırmızı kutuyu devirdiniz. yüzünüzde yıldızların aydınlığı başucumda durup el ele verdiniz. buyrun, oturun dostlar hoş gelip sefalar getirdiniz. neden öyle yüzüme bir tuhaf bakılıyor? osman oğlu hâşim. ne tuhaf şey, hani siz ölmüştünüz kardeşim. İstanbul limanında… Read More: Ölüme Dair »

Karıma Mektup

bir tanem! son mektubunda: -başım sızlıyor yüreğim sersem!- diyorsun. -seni asarlarsa seni kaybedersem,- diyorsun, -yaşayamam!- yaşarsın, karıcığım, kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı, en fazla bir yol sürer yirminci asırlılarda ölüm acısı. Ölüm bir ipte sallanan bir ölü. bu ölüme bir türlü razı olmuyor gönlüm. fakat emin ol ki,… Read More: Karıma Mektup »

Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-4

sıcaklar bildiğin gibi değil ve ben ki yalı uşağıyım, deniz ne kadar uzak… İkiyle beş arası cibinliğin altına uzanarak ter içinde kımıldanmadan gözlerim açık dinliyorum sineklerin uğultusunu. biliyorum : şimdi avluda duvarlara çarpıyorlardır suyu, kızgın, kırmızı taşlar tütüyordur. ve dışarda, otları yanmış kalenin eteğinde bir kezzap aydınlığı içindedir simsiyah kiremitleriyle şehir… geceleri birdenbire rüzgâr çıkıyor.… Read More: Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-4 »

Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-2

bir akşamüstü oturup hapisane kapısında rubailer okuduk gazalîden : «gece : büyük lâciverdî bahçe. altın pırıltılarla devranı rakkaselerin. ve tahta kutularda upuzun yatan ölüler.> bir gün eğer, benden uzak, karanlık bir yağmur gibi, canını sıkarsa yaşamak tekrar gazalîyi oku. ve pîrâyendem benim, ben eminim sen sadece merhamet duyacaksın ölümün karşısında onun ümitsiz yalnızlığı ve muhteşem… Read More: Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-2 »

Bir Acayip Duygu

“mürdüm eriği çiçek açmıştır. – ilkönce zerdali çiçek açar mürdüm en sonra “ sevgilim, çimenin üzerine diz üstü oturalım karşı-be-karşı. hava lezzetli ve aydınlık ? fakat iyice ısınmadı daha ? çağlanın kabuğu yemyeşil tüylüdür henüz yumuşacık… bahtiyarız yaşayabildiğimiz için. herhalde çoktan öldürülmüştük sen londrada olsaydın ben tobrukta olsaydım, bir İngiliz şilebinde yahut… sevgilim, ellerini koy… Read More: Bir Acayip Duygu »