Tag Archives: ya

Yaşayabilme İhtimali

soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam… ben seninle bir gün veyselkarani’de haşlama yeme ihtimalini sevdim. İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında (ankara’da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman) özlemeye başladım herkesi.. ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra.. bizim kemalettin tuğcu’larımız vardı…… Read More: Yaşayabilme İhtimali »

Sebebim derler ya…

ölümüm senden olur bilinsin ne uçsuz bir kan akışı ne buğusu kadehte rakının, ela ve sonsuz bir teneşir uykusu gözlerinin ağlamaklı bebeğine… acemi zamanlar silinsin ölümüm senden olur bilinsin sen istesen aslında bütün kafiyeleri eskitirsin aklında kalmayacak aklım başka kollar başka sarılmalar ve her defasında alsancak platonik rutubet kokacak aklına bir fikir gelecek bir çift… Read More: Sebebim derler ya… »

Dolmabahçeye taşınan bir aralık akşamı

sus pus olmuş, puslu bir İstanbul muydu yüzün, yoksa çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne dolmabahçede, çay tadında…. divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında, tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu. ben rehnedilmiş yelkovan gibi… hani akrepi seven ama yüreği takvim yokuşlarında…. sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı, sesinin sesimde yankılanmasının.. sanki perdedekine… Read More: Dolmabahçeye taşınan bir aralık akşamı »

Siverekli şeho

sokulsan rahmanların şeho dağ rüzgarı kokardı öpsen kıl?dı şeho, koklasan duman bilmezdi şalvarının renginin neden değiştiğini ve kentte duvar yazılarının neden eksildiğini siverek ovasına akşam inerdi şeho avluda tütün sarardı geceleri sorsam birilerine: “-şeho ne bilir” derdi… oysa o, bildiği kadar ve bildiği gibi yaşardı ilkmayıs sabahlarının güzelliğini bozkırı, yağmuru ve nal seslerini daha çınlar… Read More: Siverekli şeho »

İkinin şiiri

bugün iki kez yağdı yağmuriki kez eskidim sanki iki ömrü kolkola yaşadımbiri nergis bahçesi, diğeri mahşer yeri hep iki şömine yandı yüreğimdebirinde ateşti diğerinde kül ve iki kez aşık oldumbundandır iki kez ölmüşlüğüm sonra bir serüvende ikiye böldüm ömrümüşimdi sömestrdeyim ilk iki kitabımdan sonra sıtmaya tutuldu coşkumdaha depremlerdeyim ve iki kere ikikitabımda benim ya çok… Read More: İkinin şiiri »

Yüzde Yüz/süzlük Yeni Bir Yüz Artık

“götürür uykulu atları onları çarmıhlar çıkmazına” -lorca- (artıktık artık): uğultuların artığıyız be çocuk spermlerin, rahim kanlarının, eski dolunayların kesilip yakılmış yapanıl ağaçların, susan dağların aldatılmış avuntuların, kirli lavaboların, anlaşılır günahların ezberlerin, “ilk”lerin, dinmeyen şehvetlerin ve kimsesiz özlemlerin, tanıdık kederlerin, zalim yenilgilerin apansız sevinçlerin, gündelik zaferlerin; -zaferler tiner gibi uçucu, yenilgiler kalıcıdır…- * bayat yenilgilerle tükürülmüş… Read More: Yüzde Yüz/süzlük Yeni Bir Yüz Artık »