Tag Archives: bir

Akşam Erken İner Mahpushaneye

akşam erken iner mahpusaneye. ejderha olsan kar etmez. ne kavgada ustalığın, ne de çatal yürek civan oluşun. kar etmez, inceden içine dolan, alıp götüren hasrete. akşam erken iner mahpusaneye. İner, yedi kol demiri, yedi kapıya. birden, ağlamaklı olur bahçe. karşıda, duvar dibinde, Üç dal gece sefası, Üç kök hercai menekşe… aynı korkunç sevdadadır gökte bulut,… Read More: Akşam Erken İner Mahpushaneye »

Unutamadığım

açardın, yalnızlığımda mavi ve yeşil, açardın, tavşan kanı, kınalı-berrak. yenerdim acıları, kahpelikleri… gitmek, gözlerinde gitmek sürgüne. yatmak, gözlerinde yatmak zindanı. gözlerin hani? “to be or not to be” değil. “cogito ergo sum” hiç değil… asıl iş, anlamak kaçınılmazı, durdurulmaz çığı sonsuz akımı. İçmek, gözlerinde içmek ayışığını. varmak, gözlerinde varmak can tılsımına. gözlerin hani? canımın gizlisinde… Read More: Unutamadığım »

Rüstemo

modan yaylasına eşkin almadan maktela üzerinde sağımız karbeyaz Çermik dağları solumuz kan kırmızısı fırattır dört mevsim yeşildir orman ve toprak çetin baharları aşiretler iner dersim üstünden sürü otlatır. odunda kömürde pamukta gönlü bir akarsu gibi alıp götüren irzdan ve ekmekten yana bir kara sevdadır yeşil murattır ve bundan ötürü tutmuş dağları ve almış yürümüş sulardan… Read More: Rüstemo »

Otuzüç Kurşun – 3

vurulmuşum dağların kuytuluk bir boğazında vakitlerden bir sabah namazında yatarım kanlı, upuzun… vurulmuşum düşüm, gecelerden kara bir hayra yoranım çıkmaz canım alırlar ecelsiz sığdıramam kitaplara Şifre buyurmuş bir paşa vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız kirvem, hallarımı aynı böyle yaz rivayet sanılır belki gül memeler değil domdom kurşunu paramparça ağzımdaki…

Otuzüç Kurşun -2

yokuşun dibinden bir tavşan kalktı sırtı alaçakır karnı sütbeyat garip, ikicanlı, bir dağ tavşanı yüreği ağzında öyle zavallı tövbeye getirir insannı tenhaydı, tenhaydı vakitler kusursuz, çırılçıplak bir şafaktı baktı otuzüçten bire karnında açlığın ağır boşluğu saç, sakal bir karış yakasında bit, baktı kolları vurulu, cehennem yürekli bir yiğit, bir garip tavşana, bir gerilere. düştü nazlı… Read More: Otuzüç Kurşun -2 »

Otuzüç Kurşun -1

bu dağ mengene dağıdır tanyeri atanda vanda bu dağ nemrut yavrusudur tanyeri atanda meruda karşı bir yanın çığ tutar, kafkas ufkudur bir yayın seccade acem mülküdür doruklarda buzulların salkımı firari güvercinler su başlarında ve karaca sürüsü, keklik takımı… yitik inkar gelinmez teke-tek döğüşte yenilmediler bin yıllardan bu yan, bura uşağı gel haberi nerden verek turna… Read More: Otuzüç Kurşun -1 »