Tag Archives: daha

Çirkin Kadınlar

rüyamda çirkin kadınlar gördüm dün gece yüzlerini elleriyle kapatmışlardı bakışlarında çirkin olmanın utancı kalplerinde tanrıların merhameti vardı. Ölümü hatırlattı bana çirkin kadınlar Ölüm daha güzel değildi yaşamaktan bakıp bakıp ağladılar sessizce bütün aynalara uzaktan bir asır kadar uzun dakikalar geçti yalvardılar tanrıya çirkin kadınlar güzel olmayı dilediler gök gibi, deniz gibi bir an için tanrı… Read More: Çirkin Kadınlar »

Çöl daha iyi

çöle kıyısı olan kentlerin limanları sıkıcı olur kuş uçar gemi geçmez, kervan zaman içinde. böyle kentlerde insan fırtına gibi sever, sevdiği için ağlamayı. hangi türküde sevmekten bahsedilse ben hicaz olurum elimi ıslatır elinin teri ziyan olurum seni sevmekle ıslanır akşam sefalarım hangi türküde sevmekten bahsedilse bu çölde ben “şair burada yaşadığı kenti çöle benzetiyor”da bahsedilen… Read More: Çöl daha iyi »

Cemre

gözüme ilişti gözün içimde infilak saati! yasak baktın nikotin sıcağıma, bir sigara daha yaklaşıyor bahar.. ellerin yanında değil, gemiler kalkıyor avuçlarından bütün limanlarda bir telaş, yaklaşıyor bahar… deniz altında bir zindan düşü, ayıp sarılmalar, lanetli öpücükler bilinmez bir nemrut esrarı arkadaş dağlar gibi korkusuz korkular… kekikler yeşeriyor yaklaşıyor bahar bir deliliğin eşiğinde amansız mekansız sofrasız… Read More: Cemre »

Kızım Berfine

berfinim, içimin güler yüzü, yaşanılası iklimim hoşgeldin. (adımın çapraz yazılması kimin umrunda.. denize düşen yılana öykünür biraz da…) bir aralık sızıverdin işte ömrümüzün en gevrek zamanı… çıt diyor kırılıyoruz, öfke kadar saydamız o zamanlar ve kırılgan bıçak kadar! kızım demeyi öğrettiğin için o tanrısal kokun ve gülüşündeki baban için ki hala zilleri çalıp kaçmak istiyorduk… Read More: Kızım Berfine »

Siverekli şeho

sokulsan rahmanların şeho dağ rüzgarı kokardı öpsen kıl?dı şeho, koklasan duman bilmezdi şalvarının renginin neden değiştiğini ve kentte duvar yazılarının neden eksildiğini siverek ovasına akşam inerdi şeho avluda tütün sarardı geceleri sorsam birilerine: “-şeho ne bilir” derdi… oysa o, bildiği kadar ve bildiği gibi yaşardı ilkmayıs sabahlarının güzelliğini bozkırı, yağmuru ve nal seslerini daha çınlar… Read More: Siverekli şeho »