Tag Archives: ard

Ardınsıra Feryadım!

senle geçen günlerim, özlem dolu yüreğim. hasretinle beklerim, döneceğin o günü. vatan için sen orada, başsız kaldım buralarda, ağlaşamda kime fayda, sen olmadıktan sonra? tabutun kanlı getirdiler, şu yüreğim bitirdiler, feryadım çok gördüler, ardınsıra feryadımı. kurşun yarası sırtından. andım olsun, ben bulmadan, dönmem gayrı bu yollardan. seni vuranı bulmadan.

Bahçe

zehirli sarmaşık gibi sardı,burcu aleminin hüzünlü bakışları.yasta kaldı devr-i alemin,titreğe yakın kırlangıç ağıtları. korkunun ecele faydası,senin yumuşak kâküllerinde.tohumun ağaca bakması,hangi devrin aleminde? engeller derman olsa derdime,ben, kuş olur sana uçardım.güller cemân dolsa kalbime,ben yağmurunla ıslanırdım. bahar gelmeden beklerdim,tomurcukların hışırtısını.soğuk yellerinde özlerdim,yazın sıcak bağırtısını. adını verdiğim taze fidan,bu yıl da çiçek açmadı.sana benzeyen nâze hâdan,yine kokusunu… Read More: Bahçe »

Vay Kurban

dağlarının, dağlarının ardı, nazlıdır. uçurum kıyısında incecik bir yol gider dolan-dolana, bir hastan vardır, umutsuz, belki ayşe, belki elif endamı kuytuda başak, memesinin, memesinin altında, bir sancı, bir hayın bıçak… Ölüm bu, fukara ölümü geldim, geliyorum demez. ya bir kuşluk vakti, ya akşam üstü, ya da seher, mahmurlukta, bakarsın, olmuş olacak. bir hastan vardı umutsuz,… Read More: Vay Kurban »

Unutamadığım

açardın, yalnızlığımda mavi ve yeşil, açardın, tavşan kanı, kınalı-berrak. yenerdim acıları, kahpelikleri… gitmek, gözlerinde gitmek sürgüne. yatmak, gözlerinde yatmak zindanı. gözlerin hani? “to be or not to be” değil. “cogito ergo sum” hiç değil… asıl iş, anlamak kaçınılmazı, durdurulmaz çığı sonsuz akımı. İçmek, gözlerinde içmek ayışığını. varmak, gözlerinde varmak can tılsımına. gözlerin hani? canımın gizlisinde… Read More: Unutamadığım »

Kara haber

ellerin yurdunda çiçek açarkenbizim ile kar geliyor kardeşim.bu hududu kimler çizmiş gönlüme?dar geliyor, dar geliyor gardaşım. güzel olmuş sıra sıra söğütler,dağ ardında unutulmuş şehitler.hürriyete seymen giden yiğitler,İki gidip bir geliyor gardaşım. Üç aylık bebekler tutldu taşa,düşmanlar geriden eyler temaşa.yaratan böylesin vermesin başa,zor geliyor, zor geliyor gardaşım.

Tutkulu

tutsak olacağını bilerek yine bu sabah demirparmaklıktan içeri usulca sızdı güneş yasaklanınca görüş gününde çiçek getirilmesi arka duvarın dibinde sarmaşık tohumu dikmiş annem oysa el bile sallayamamıştım ona kuyrukta saatlerce bekleyip doldurduğu içme suyunu dökerken ardıma