Tag Archives: bir

Dolmabahçeye taşınan bir aralık akşamı

sus pus olmuş, puslu bir İstanbul muydu yüzün, yoksa çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne dolmabahçede, çay tadında…. divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında, tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu. ben rehnedilmiş yelkovan gibi… hani akrepi seven ama yüreği takvim yokuşlarında…. sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı, sesinin sesimde yankılanmasının.. sanki perdedekine… Read More »

Başkalaşan aşk

adını anmak güzeldi dost ağızlarda sana dair cümlelerin ıslatılması.. adını anmak. yüksek sesle, kimsesiz gecelerin düşsel avuntularına sırt çevirip senden söz açmak. biraz gülünç, biraz sitemkar.. güzeldi… adının türkçedeki yankısı özeldi… seninle yoğurt yemek, kendi kanlıcanlı, sülalesi kandilli yoğurtçunun mekanında. denize amors durup, yüzüne cepheden bakmak güneşli bir mavilikle…. güzeldi.. ipe sapa konuşlanmaz bahanelerle elini… Read More »

Aşk hayatı

sevmek gibi geliyordu her şey, sevmek gibi gidiyordu kadın adının anlattığı, canın teni yakmasıydı, bir bulut evet ama aslolan bulutun suyu yağmasaydı… “bir insanı sevmekle başlıyordu her şey” ve boşanmak için en az iki şahit gerekiyordu!

Alkol ikindisi

biz ne zaman içsek köfte geç gelir ve oturur muhabbetin terkisine çıplak bir efkar sözcüğü biz ne zaman içsek sabah akar meycinin cebine günde kaç kez öpüşür ki akrep ile yelkovan biz ne zaman içsek iç değilizdir aslında dışımızda bronz bir akşam sözcüğü çırıl bir efkar sözcüğü eften püften bir kar beklentisi delikanlı kıvamında sevda… Read More »

Hepsi bu

değişen ben değilim dönüşen savaş yaşlanmakla ıslanmak aynı şey bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlamak şimdi ölüm bile yetmiyor acılarımızı tartmaya dostlar alıngan bir sahili pinekliyorlar bir merhabayı bıçaklar gibi artık selamlaşmalar değisen ben değilim dönüşen savaş artık zaman bile yetmiyor yaşadığımız sanmaya yine de ışıklar bu kenti güzelmiş gibi gösteriyor geceleri… geceler yani ahmet hasimin kafiyeleri….… Read More »

Ben Senin Beni Sevebilme İhtimalini Sevdim

soğuk ve şehirler arası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam ben seninle bir gün veysel karani de haşlama yeme ihtimalini sevdim İlkokulun silgi kokan tebeşir lekeli yıllarında ankara da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman Özlemeye başladım herkesi ve bu hasret öyle uzun sürdü ki adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra… Read More »