Tag Archives: bir

Çocuksun Sen-II

Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüm bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar dursam ölürüm paramparça olur dünya Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm uçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidir bırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğuna tutunabileceğim tüm umutları görmiyeyim için gözlerimi… Read More »

Çocuksun sen /I

dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen kum taneleri var ya onlardan birindeyim yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı kötü bir anlatıcıyım… Read More »

Sevdalar Duman Olmayacak

acının bağrından mavi bir çelik gibi fışkıran öfke dünyayı değiştirecektir mutlaka yani hayat kendini yeniden yaratacaktır ona sahip çıkan ellerde ve bu yüzden öfke sevda gibidir kimilerinde yüreğinin pas tutmakta olan kıvrımları sarılsın bir an öfkenin gökgürültüsüyle beyninin her hücresi bir gerilla gibi kuşansın pusatlarını ve sokağa çıksın ve bir hançer gibi saplansın puştlukların, ihanetlerin… Read More »

Yak Sevdanın Çırasını

ne hüzünler kurtarır seni ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi ve ne de acının ses duvarındaki yorgun ve bıkkın bekleyişler acılar karartmışsa bile günlerin duvağını düşürmüşse de ilkyazın tomurcuklarını fırtınalar hayat kendini yeniden yaratan bir bahardır verecektir en olgun meyvelerini mutlaka yeter ki hüzünler sarartmasın yüzünü yak sevdanın çırasını türkülerle barajını yıkan bir ırmak gibi katıl… Read More »

Deli Kuş

deli kuş bilir misin nedir türküler kadar sevdalanmak duyabilmek yüreğinde bir depremin uğultusunu suya düşen bir karanfilse yüreğin bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm vursun seni o taştan bu taşa o çağlayandan bu çağlayana sürüklesin kavgadan uzak kalmışsan sevdadan da uzaksın demektir devinmez yüreğinin mağması çatlamaz sabrın kara taşı unutma

Suçlama Beni

suçlama beni böyle bırakıp gidiyorum diye bağrımı yakan bir yaradır bu ayrılık şimdi bil ki kanımdadır sevişmelerin yangını Öylece girerken gecenin bağrına taşıyorum sımsıcak gülümseyişini yaşanan günler hayatı oyarak gedikler açıyor durulur mu artık durgun sularda bekleyerek seheri talan ediliyor bahar ve aşk Öyle bir soyun ki duracak gibi değil vurmazsak eğer kendimizi yola yaşamak… Read More »