Category Archives: Poets

Yak Sevdanın Çırasını

ne hüzünler kurtarır seni ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi ve ne de acının ses duvarındaki yorgun ve bıkkın bekleyişler acılar karartmışsa bile günlerin duvağını düşürmüşse de ilkyazın tomurcuklarını fırtınalar hayat kendini yeniden yaratan bir bahardır verecektir en olgun meyvelerini mutlaka yeter ki hüzünler sarartmasın yüzünü yak sevdanın çırasını türkülerle barajını yıkan bir ırmak gibi katıl… Read More »

Deli Kuş

deli kuş bilir misin nedir türküler kadar sevdalanmak duyabilmek yüreğinde bir depremin uğultusunu suya düşen bir karanfilse yüreğin bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm vursun seni o taştan bu taşa o çağlayandan bu çağlayana sürüklesin kavgadan uzak kalmışsan sevdadan da uzaksın demektir devinmez yüreğinin mağması çatlamaz sabrın kara taşı unutma

Suçlama Beni

suçlama beni böyle bırakıp gidiyorum diye bağrımı yakan bir yaradır bu ayrılık şimdi bil ki kanımdadır sevişmelerin yangını Öylece girerken gecenin bağrına taşıyorum sımsıcak gülümseyişini yaşanan günler hayatı oyarak gedikler açıyor durulur mu artık durgun sularda bekleyerek seheri talan ediliyor bahar ve aşk Öyle bir soyun ki duracak gibi değil vurmazsak eğer kendimizi yola yaşamak… Read More »

Konuğum Ol

bir akşam konuğum ol oturup konusalım biz bize anıların çubuğunu yakıp uzatalım geceyi biraz. geçmişe bir el sallayıp yaşanan günleri konusalım ve günlerin üstüne çöken dumanlı, isli havalardan kendimize daha az zaman ayırsak da olur geceden cünkü boğulabilir insan yalnız kendini düsünmekten kapağı açılmayan kitaplar unutulmuş aşklar gibidir kitaplardan söz edelim ve onların gizli kalmış… Read More »

Kalbim Unut Bu Şiiri

uğuldayan ve hep uğuldayan bir orman kadar üşüyorum şimdi yanlış rüzgarlar esiyor dallarımda yanlış ve zehirli çiçekler açıyor kanımda kocaman gözleriyle bir cığlık su ve ses kadar beklediğim ne kaldı geride,bilmiyorum uzanıp uyumak istiyorum gölgeme yine sarılmak o kocaman gozlerin uğuldayan rüzgarlarına bir acıyı yaşarım bi zehirden Çicekler üretirim kömür karası uçurum kadar bir yalnızlık… Read More »

Güz Gelmeden

sırtında taşıdığın kıl heybe dağ rüzgarı ve lor peyniri gibi doluysa kır çiçekleriyle sesler türkülere dönecektir üzünçse ışıklı bir sevince dudaklarında özlem türküleri ve gözlerinin menevşesinde aşk çağıldıyorsa çavlanlar gibi usulca bir umudun menziline hüznü gerilerde bırak türküler paylaşıyorsa eğer dağ rüzgarları paylaşıyorsa sevinç de dahildir buna ve o zaman bütün bir yaşam paylaşılacak kadar… Read More »