Category Archives: Nazım Hikmet

Kocalmaya Alışıyorum

kocalmaya alışıyorum dünyanın en zor zanaatına, kapıları çalmaya son kere, duruq durmadan ayrılığa. saatler, akarsınız, akarsınız, akarsınız… anlamaya çalışıyorum inanmayı yitirmenin pahasına. bir söz söyleyecektim sana söyleyemedim. dünyamda sabahleyin aç karına içilen cıgaramın tadı. Ölüm kendinden önce bana yalnızlığını yolladı. kıskanıyorum öylelerini kocaldıklarının farkında bile değiller, öylesine başlarından aşkın işleri.

Açların Gözbebekleri

değil birkaç değil beş on otuz milyon aç bizim! onlar bizim! biz onların! dalgalar denizin! deniz dalgaların! değil birkaç değil be on 30.000.000 30.000.000! açlar dizilmiş açlar! ne erkek, ne kadın, ne oğlan, ne kız sıska cılız eğri büğrü dallarıyla eğri büğrü ağaçlar! ne erkek, ne kadın, ne oğlan, ne kız açlar dizilmiş açlar! bunlar!… Read More: Açların Gözbebekleri »

Yıllar geçti yardan hala gelmedi haber

yıllar geçti yardan hala gelmedi habero vefasız yad ellerde acep ne eyler?rüzgar ona dertlerimi bari sen anlatgit kaygısız şen gönlüne biraz elem kat ayrılmıştım ben onunla bir karlı gecehatırlamaz o geceyi belki iyiceyıldızlarla parıldayan bir sema gibiyaş dolmuştu pek sevdiğim siyah gözleri yıllar var ki o bakışı düşünerektenaşkımızı ölmeyecek zannetmiştim benbu hissimde yanılmamak ümidi bugünbeni… Read More: Yıllar geçti yardan hala gelmedi haber »

Yaşamaya Dair-3

bu dünya soğuyacak, yıldızların arasında bir yıldız, hem de en ufacıklarından, mavi kadifede bir yaldız zerresi yani, yani, bu koskocaman dünyamız. bu dünya soğuyacak günün birinde, hatta bir buz yığını yahut ölü bir bulut gibi de değil, boş bir ceviz gibi yuvarlanacak zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız. Şimdiden çekilecek acısı bunun, duyulacak mahzunluğu şimdiden. böylesine sevilecek… Read More: Yaşamaya Dair-3 »

Kırkıncı Yılımız

hepimiz kırk yıl önce doğduk, kırk yıl önce sabahleyin kırk yıl önce gün ışırken bedreddinin İznik gölünde çamlı bellerinden birinde köroğlunun ve sibiryadan, esirlikten dönen bolşevik osman pusuya düşürürken urfa yolunda seher vakti fıransızı. hepimiz kırk yaşındayız yirmisine basanımız da altmışını geçenimiz de atılıp ölenimiz de İstanbulda müdüriyet penceresinden. bu kırkıncı yılımızda ne bir ormanız… Read More: Kırkıncı Yılımız »