Category Archives: Nazım Hikmet

Kadınlarımızın Yüzleri

meryem ana tanrıyı doğurmadı meryem ana tanrının anası değil meryem ana analardan bir ana meryem ana bir oğlan doğurdu Âdemoğullarından bir oğlan meryem ana bundan ötürü güzel bütün suretlerinde meryem ananın oğlu bundan ötürü kendi oğlumuz gibi yakın bize kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan karasabanlar gibi çizer kadınların yüzünü. ve sevinçlerimiz… Read More: Kadınlarımızın Yüzleri »

Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-1

saat dört, yoksun. saat beş, yok. altı, yedi, ertesi gün, daha ertesi ve belki kim bilir… hapisane avlusunda bir bahçemiz vardı. sıcak bir duvar dibinde on beş adım kadardı. gelirdin, yan yana otururduk, kırmızı ve kocaman muşamba torban dizlerinde… kelleci memedi hatırlıyor musun? sübyan koğuşundan. başı dört köşe, bacakları kısa ve kalın ve elleri ayaklarından… Read More: Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-1 »

Bence sen de şimdi herkes gibisin

gözlerim gözünde aşkı seçmiyoronlardan kalbime sevda geçmiyorben yordum ruhumu biraz da sen yorÇünkü bence şimdi herkes gibisin yolunu beklerken daha dün gecekaçıyorum bugün senden gizlicekalbime baktım da işte iyiceanladım ki sen de herkes gibisin büsbütün unuttum seni eminimmaziye karıştı şimdi yeminimkalbimde senin için yok bile kinimbence sen de şimdi herkes gibisin 334 (1918) –yaz– kadıköy

Tahirle Zühre Meselesi

tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, bütün iş tahir?le zühre olabilmekte yani yürekte. mesela bir barikatta dövüşerek mesela kuzey kutbunu kefe giderken mesela denerken damarlarında bir serumu ölmek ayıp olur mu? tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.… Read More: Tahirle Zühre Meselesi »

Japon Balıkçısı

– denizde bir bulutun öldürdüğü japon balıkçısı genç bir adamdı. dostlarından dinledim bu türküyü pasifikte sapsarı bir akşamdı.- balık tuttuk yiyen ölür. elimize değen ölür. bu gemi bir kara tabut, lumbarından giren ölür. balık tuttuk yiyen ölür, birden değil, ağır ağır, etleri çürür, dağılır. balık tuttuk yiyen ölür. elimize değen ölür. tuzla, güneşle yıkanan bu… Read More: Japon Balıkçısı »

Bir Acayip Duygu

“mürdüm eriği çiçek açmıştır. – ilkönce zerdali çiçek açar mürdüm en sonra “ sevgilim, çimenin üzerine diz üstü oturalım karşı-be-karşı. hava lezzetli ve aydınlık ? fakat iyice ısınmadı daha ? çağlanın kabuğu yemyeşil tüylüdür henüz yumuşacık… bahtiyarız yaşayabildiğimiz için. herhalde çoktan öldürülmüştük sen londrada olsaydın ben tobrukta olsaydım, bir İngiliz şilebinde yahut… sevgilim, ellerini koy… Read More: Bir Acayip Duygu »