Tag Archives: gibi

Akşamı geciktirebilirsin belki

– feride için gün batarken sula fesleğenleri balkonun kokusu sokağa taşsın sokaklar kayıp çocuklar gibi hırçındır, ürkek ve biraz şaşkın sular bulutlanır sen susarsın ve kent çıngıraklı bir yılan kadar zehirlidir artık sevgilin mahpusken üstelik kirli bir lekeye döner umutlar acılar katlanır mendil yerine sarışınlaşırsın bu kaçıncı güz ellerin üşür, çiy düşer çiçeklere beklediğin mektuplar… Read More: Akşamı geciktirebilirsin belki »

Sevdalar Duman Olmayacak

acının bağrından mavi bir çelik gibi fışkıran öfke dünyayı değiştirecektir mutlaka yani hayat kendini yeniden yaratacaktır ona sahip çıkan ellerde ve bu yüzden öfke sevda gibidir kimilerinde yüreğinin pas tutmakta olan kıvrımları sarılsın bir an öfkenin gökgürültüsüyle beyninin her hücresi bir gerilla gibi kuşansın pusatlarını ve sokağa çıksın ve bir hançer gibi saplansın puştlukların, ihanetlerin… Read More: Sevdalar Duman Olmayacak »

Bir Hüzün Mevsiminden Çıkarken Kalbim

ayrılıkların puslu aynasındadır bekleyişlerin solgun yüzübekleyişler ki demlenişidir sabrındamıtır sessizliği ve üzüncü damıtır gurbetin kavruk memesindenve emzirirhasretin yanık yüzlü çoçuğunu sen ey sabrın ve üzüncün dervişi başını zamanın göğsüne koy ve dinle yalnızlığın iç çekişlerini yalnızlıklar ki suskun bir akşam üstüdür usulca örtülecektir gecenin sessiz tülünüve düşecektir ince bir rüzgarlahüznün harmaniyesi ey yenilgilerin bezgin kuşususkunun… Read More: Bir Hüzün Mevsiminden Çıkarken Kalbim »

Su çürüdü

1 yetmiş iki gündür bir dolapta kilitliyim. yalnızca anahtardeliğinden hava giriyor ve ölü bir ışık sızıyor içeri. yalnızlık hiç de tanrısal değil, görkemli değil. o yalnızca geçmişle gelecek, ölümle yaşam arasında kocaman bir karanlık nokta. geçmişi ve geleceği olmayan, ölümle yaşam arasında irinli bir leke yalnızlık denilen. Şimdi ne varsa, anahtar deliğinden sızan havayla ışıkta…… Read More: Su çürüdü »

Savrulan külleri ömrümüzün

bir kızın kocaman gözlerinde gördüm bulutların dağlara sessizce çöküşünü Çocuksu susuşları gördüm, kırılan sevinci ve kalbimi puslu yamaçlardaki pusulara saldım çobanlar çoktan inmişlerdi ovaya bense yapayalnız bir ağaçtım doruklarda harelenen sularda bir yanık kokusu ve uzun boyunlu bir kızın gülümseyişi işık zamana bağlı zamansa onun kocaman gözleridir artık anladım tarih de yazılmaz bir aşkın sayfalarına… Read More: Savrulan külleri ömrümüzün »

Gitmek

bu vadideki karanlığı ve büyük soğuğu düşün b. brecht gitmek. bir hançeri inceltip okyanusa daldırmak isteği ya da düşebilmek atlasların dışına ki ey kalbim yalnızsın bu yolculukta da gitmek. o kaos duygusu, aklın sarsıntılarla yorgun düşüşü bilincin kamaşması belki de. rehin bırakılacak bir şey yok unuttuklarından başka. gitmek. bir büyü gibi saran ağrılar yumağı, kışkırtılmış… Read More: Gitmek »