Dişi kuş
kuru bir ot gibi yaşıyorum gözlerden uzak patika bir yolun kıyısında tek suçum sap olmamak baltanın kanlı oyunlarına ama yine de umut dolu kalbim belki bir dişi kuş taşır beni diye daldaki yuvasına
kuru bir ot gibi yaşıyorum gözlerden uzak patika bir yolun kıyısında tek suçum sap olmamak baltanın kanlı oyunlarına ama yine de umut dolu kalbim belki bir dişi kuş taşır beni diye daldaki yuvasına
dürüst olalım beyler ilk adım sizden sökün savaş gemilerinden can simitlerini
i ne zaman bir çocuk ölse gözü evlerinde annesinin kavurduğu helvada kalır ii yoksul bir çocuk görsem yağmur altında üşüyen köprü olmak geçer hiç değilse içimden iii her akşamüstü oyuncakçı camekanından çocuk ellerinin izlerini siler
oybirliğiyle koyunlar keçiyi seçer kendilerine başkan oysa sürünün başına kurdun akrabası köpeği koyar çoban
afiyetle yiyor gökten düşen üç elmayı apartmandaki çocuklar annemin her geç anlattığı öykülerin sonunda bana ise çöpleri kalıyor evimiz çünkü bodrum katında
kestik artık umudu yağmurdan yürek biçimini alsa da gökyüzündeki küçük bulut