Author Archives: Berdan

Önce

Çıktığım dağlar küllenirdi içimde sessiz, serin sulara inerdim ceylanlardan önce sular yıkayabilirdi beni o zamanlar güneş alırdı içimin avlusunu uyurken sızlıyor içimdeki can: kanlısıydım öldürdüm çoğaldı düşlerim uyuduğum uyku artık ikimizin yerine sanki o sağ ben ölüyüm her gece her gece her gece

Göçebe

birbirinde arınan iki nehir gibi birbirimizden geçerek Çıktığımız açıklık ruhlarımızı yeniden bölüştürüyordu bedenlerimize uçurum içini çekiyordu orman fısıldıyordu kumlarını silkeleyen göçebe bedenin yeniden düşüyordu yola görönmezin atlarıyla uzaklaşıyordun erkekliğin sütünü bıraktığın tuzlu dudaklarım ardından bi şiiri mırıldanıyordu sana uçurum, orman, ay ve bedenindeki birkaç işaretle zamana geçirilen dayanıklı söz, o gece ardından mırıldandığım şiir Şimdi… Read More: Göçebe »

Sizden Saklı

gelmediniz, ben hep sizi bekledim eksilen yanlarımla sizden saklı eskidim her şeyden önce aşk verilmiş bir sözdü benim için gün, ay, saat, hafta; takvimsi zaman yanı aldıkça dönemeçleri değişmedi hiçbir şey yalnızca ufuklar yeniledim kaç aşktan oluşmuş bir şeydi aşk her sevgiliyle biraz daha biraz daha sizden saklı eskidim.

Sevgi Duvarı

sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi dilimizde akşamdan kalma bir küfür salonlar piyasalar sanat sevicileri derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni yakanda bir amonyak çiçeği yalnızlığım benim sidikli kontesim ne kadar rezil olursak o kadar iyi kumkapı meyhanelerine dadandık Önümüzde altınbaş, altın zincir, fasulye pilakisi ardımızda görevliler, ekipler, hızır paşalar… Read More: Sevgi Duvarı »

Yau

elektrikler söndü dün gece, zorbela toplayıp satrancın taşlarını m e c b u r e n yattık simsiyah kediler gibi dolaşıyor koğuşta uyuyan dostların nefesleri. d o l a Ş s i n l a r azıcık ! tam ben de eve doğru açılıyordum Şıpırdatmadan hiç kürekleri, yanmaz mı o tepemdeki yüz mumluk ışık! bir… Read More: Yau »

Hayatta ben en çok babamı sevdim

hayatta ben en çok babamı sevdimkaraçalılar gibi yardan bitme bir çocukÇarpı bacaklarıyla– ha düştü ha düşecek —nasıl koşarsa ardından bir devin,o çapkın babamı ben öyle sevdim bilmezdi ki oturduğumuz semti,geldi mi de gidici – – hep, hepp acele işi! —Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi.atlastan bakardım nereye gitti,Öyle öyle ezber ettim gurbeti. sevinçten uçardım hasta… Read More: Hayatta ben en çok babamı sevdim »