Bir Garip Tecelli

By | June 26, 2009

harran ovasında,kızıl güneşin altında çapa sallardın,
daha küçük yaşlarda.
ter yüzünden şıpır şıpır akardı,
akardı ama yinede bırakmazdın,çapayı elinden.
adamlar ağaç gölgesinde,tütün yakar,
sen kızıl güneşte çapa.
bir garip tecelli işte.
büyüdün on dördüne geldin,
bu sefer yürek yakar oldun,hasibe
bilirim telli duvaklı gelinlikti hayalin.
komşu kızı rahimeyle konuşurdun
düğününü.
daha çocuk yaşlarda.
bilemezdin Çakırın kahvesinde,
nargile içerken konuşulanları.
altmış yaşında ağaların düşündüklerini.
nerden bileceksin,
pamuk tarlasında,türkü söyler,
allı pullu gelin olmayı düşlerdin,
Üç kuruş param olsa,çeyiz alsam derdin.
daha çeyizin bile yoktu.
bir yazma bile koyamadın bohçana.
taki halil ağanın dördüncü karısı olana kadar.
bir garip tecelli işte.
bir gece ayazda kaçırdılar,namussuzlar,
sen ne yaptın,hiç.
ne yapacaktın zaten,korkudan sindin durdun.
hayallerinde dondu zaten o gece ayazda.
bedeninde buz gibi,ceset gibi oldun.
ama töre bu işte,evede dönemezsin artık.
sonra pazarlık pazarlık bir milyar etti fiyatın.
bozdur bozdur harca,
sen değil baban harcayacak,öyle heveslenme hemen,
halil ağada senin cesedinle yatacak.
bir garip tecelli işte.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.