Category Archives: Yılmaz Erdoğan

Fire veren coğrafyada

o düğün gecesi mardin?de çektirdiğimiz resim benden söz eder. yüzüm, bu öksüz ülkenin bütün sabrını kuşanmış Örtülmüş perdeleri gülümsemenin demek mardin?de biraz akşammış… o kent hala albümlerden, kadir?den ve lütfü?den birisi sevgilisi tutuklu bir genç kız kederinden birisi gidilemeyen kentlerden nar mevsiminden söz eder. ve yürürüz, yürümek her bahar papatya kokularıyla sarhoş sonra merakla açtığım… Read More »

İşsiz Şiir

bu imkansızlıklar bu yaralar hepsi, hepsi insan işi sevda diye bağıran yüzün, bir kitabın en sır satırını okuyan sesin, beni bana düşman eden, ağlamaklı gecelerimin tek temsilcisi ve hiçbir yerde şubesi olmayan yüzün yani baştan ayağa sen… bu bakışlar bu bakır tadı hepsi, hepsi insan işi ve insanın insana ettiği en yalan yemin: aşk! hepsi,… Read More »

Sebebim derler ya…

ölümüm senden olur bilinsin ne uçsuz bir kan akışı ne buğusu kadehte rakının, ela ve sonsuz bir teneşir uykusu gözlerinin ağlamaklı bebeğine… acemi zamanlar silinsin ölümüm senden olur bilinsin sen istesen aslında bütün kafiyeleri eskitirsin aklında kalmayacak aklım başka kollar başka sarılmalar ve her defasında alsancak platonik rutubet kokacak aklına bir fikir gelecek bir çift… Read More »

Hepsi bu

değişen ben değilim dönüşen savaş yaşlanmakla ıslanmak aynı şey bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlamak şimdi ölüm bile yetmiyor acılarımızı tartmaya dostlar alıngan bir sahili pinekliyorlar bir merhabayı bıçaklar gibi artık selamlaşmalar değisen ben değilim dönüşen savaş artık zaman bile yetmiyor yaşadığımız sanmaya yine de ışıklar bu kenti güzelmiş gibi gösteriyor geceleri… geceler yani ahmet hasimin kafiyeleri….… Read More »

Pastırma yazı

böyle zamansız güneşli, umulmadık mavi günlerde bir bekleme salonu yalnızlığına bürünüyorum.. iliklerimdeki yitik aşkı sarhoş bir unutkanlığa ilikliyorum… sanki şiirini bilmediğim bir fransız akşamında kaldırım taşlarını sayıyorum kalbimin.. içimde ayak izlerin, aylak bir yaz geçiyor avuçlarımdan… ve ben ne zaman, kiminle sevişsem, hâlâ seni aldatıyorum!