Category Archives: Yılmaz Erdoğan

Hepsi bu

değişen ben değilim dönüşen savaş yaşlanmakla ıslanmak aynı şey bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlamak şimdi ölüm bile yetmiyor acılarımızı tartmaya dostlar alıngan bir sahili pinekliyorlar bir merhabayı bıçaklar gibi artık selamlaşmalar değisen ben değilim dönüşen savaş artık zaman bile yetmiyor yaşadığımız sanmaya yine de ışıklar bu kenti güzelmiş gibi gösteriyor geceleri… geceler yani ahmet hasimin kafiyeleri….… Read More »

Pastırma yazı

böyle zamansız güneşli, umulmadık mavi günlerde bir bekleme salonu yalnızlığına bürünüyorum.. iliklerimdeki yitik aşkı sarhoş bir unutkanlığa ilikliyorum… sanki şiirini bilmediğim bir fransız akşamında kaldırım taşlarını sayıyorum kalbimin.. içimde ayak izlerin, aylak bir yaz geçiyor avuçlarımdan… ve ben ne zaman, kiminle sevişsem, hâlâ seni aldatıyorum!

Ben Senin Beni Sevebilme İhtimalini Sevdim

soğuk ve şehirler arası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam ben seninle bir gün veysel karani de haşlama yeme ihtimalini sevdim İlkokulun silgi kokan tebeşir lekeli yıllarında ankara da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman Özlemeye başladım herkesi ve bu hasret öyle uzun sürdü ki adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra… Read More »

Kızım Berfine

berfinim, içimin güler yüzü, yaşanılası iklimim hoşgeldin. (adımın çapraz yazılması kimin umrunda.. denize düşen yılana öykünür biraz da…) bir aralık sızıverdin işte ömrümüzün en gevrek zamanı… çıt diyor kırılıyoruz, öfke kadar saydamız o zamanlar ve kırılgan bıçak kadar! kızım demeyi öğrettiğin için o tanrısal kokun ve gülüşündeki baban için ki hala zilleri çalıp kaçmak istiyorduk… Read More »

Yaşayabilme İhtimali

soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam… ben seninle bir gün veyselkarani’de haşlama yeme ihtimalini sevdim. İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında (ankara’da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman) özlemeye başladım herkesi.. ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra.. bizim kemalettin tuğcu’larımız vardı…… Read More »