Dağ Yolu
benden kısadır boyun bir köy otobüsünün dağa tırmanması gibi uzanırsın dudaklarıma katılmaz oldu nicedir yolum tozu dumanına
benden kısadır boyun bir köy otobüsünün dağa tırmanması gibi uzanırsın dudaklarıma katılmaz oldu nicedir yolum tozu dumanına
kestik artık umudu yağmurdan yürek biçimini alsa da gökyüzündeki küçük bulut
aslında ben daha güzel ölürdüm arka bahçede askercilik oynarken tahta tüfeğimle toprağa uzanır annemin sesiyle doğrulurdum hemen –Çabuk kalk üstün kirlenecek hınzır! yerdeyim yine sak anneciğim n?olur kızma adımı çağır —- —- —- —-
eşit olmadığı söylenir insanların aynı boyda olmayan beş parmağı gibi bir elin oysa uzanır nice yorgun emekçinin dudağı su dolu avucuma elimin eşit olmayan beş parmağının ucunu getirince biraraya
iki rayı gibiyiz bir tren yolunun yakın olması neyi değiştirirki son istasyonun
her satırımendireğe dizili karabatağa benzeyenbir mektup bırakarakbalıkçı koyundansisler içinde uzaklaşan kayık gibibir sabah usulca ayrıldınkoynumdan bütün yolcularınıboğaz köprüsünün çaldığıaraba vapurununboş seferlerigibi yalnızca rüzgargezinir sensizyüreğimde durgun bir sudur aslında denizki çocuklarınacemi oltalarını denediklerikuytu bir iskelenintahtaları altına yazdığımayrılık şiirini okudukçadalgalanır