Category Archives: Abdurrahim Karakoç

Ayıp

kara gözlüm bu ayrılık yetişir, İki gözüm pınar oldu gel gayrı. elim değse akan sular tutuşur İçim dışım yanar oldu gel gayrı. ayların sırtında yıllar taşındı, sanma ki garibi eller düşündü. bebekler evlendi,yollar aşındı kozalaklar çınar oldu gel gayrı. hesap et sen,gurbet ile otuz ay tutuldu kolay mı dile? hapisler,sürgünler,esirler bile sılasına döner oldu gel… Read More »

Cevapsız kalan sualler

yürü: duvar beton, otur yer beton tavana bakarsın ” bakma der” beton – yağmur kokan toprakların nerede? ne çiçekler açar, ne kuşlar öter yolların on adım ötede biter – serbest gezen ayakların nerede? her günü hasrettir haftanın ayın hani ya bayramın, düğünün, toyun? – İlin, yurdun, konakların nerede? gönlün gamdan göçer, gama taşınır boş direkler… Read More »

Aynaların ötesi

her ne kusur varsa geçen zamanda;suçsuzdur aynalar, ela gözlü yarmecnunlar mevlayı bulursa canda,el olur leylalar ela gözlü yar güzel açar güzelliğin sergisingün ağartır kara saçın örgüsün…muhabbet faslında ölüm türküsünkim söyler, kim çalar ela gözlü yar estikçe iş çıkar işin içinde;gençliğin hasret yer sevda göçündebilmez misin, dört mevsimin üçündekar olur yaylalar, ela gözlü yar alı al,… Read More »

Suları Islatamadım

savaştayım elli yıldır Ömrüm geçti boşalt, doldur anlamadım bu ne haldir birgün silah çatamadım suları ıslatamadım ekin ektim başak yılan kuşandığım kuşak yılan yorgan akrep, döşek yılan birgün rahat yatamadım suları ıslatamadım ne payem oldu ne sayem en doğruya varmak gayem düşüncemdir tek sermayem alan yoktur satamadım suları ıslatamadım yolum yokuş, izim ayrı dilim yağsız,… Read More »

Bereket

ask dedin, bagrima soktun biçagiakan kanim göl olmadan tükenmezsevda kokan bu yaranin çicegipetek petek bal olmadan tükenmez hasret nedir? yarina sor, düne sorinanmazsan dönder-aktar gene sorsensiz geçen geceleri bana sorsaatleri yil olmadan tükenmez görsem derim biçimini, renginikötü talih yüksek yapar enginiiçimdeki bu sevginin yanginikemiklerim kül olmadan tükenmez

Mihriban

sarı saçlarına deli gönlümü bağlamıştın,çözülmüyor mihriban ayrılıktan zor belleme ölümü görmeyince sezilmiyor mihriban yar,deyince kalem elden düşüyor gözlerim görmüyor aklım şaşıyor lambada titreyen alev üşüyor aşk kağıda yazılmıyor mihriban Önce naz sonra söz ve sonra hile sevilen seveni düşürür dile seneler asırlar değişse bile eski töre bozulmuyor mihriban tabiplerde ilaç yoktur yarama aşk değince ötesini… Read More »