Tag Archives: bir

Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-2

bir akşamüstü oturup hapisane kapısında rubailer okuduk gazalîden : «gece : büyük lâciverdî bahçe. altın pırıltılarla devranı rakkaselerin. ve tahta kutularda upuzun yatan ölüler.> bir gün eğer, benden uzak, karanlık bir yağmur gibi, canını sıkarsa yaşamak tekrar gazalîyi oku. ve pîrâyendem benim, ben eminim sen sadece merhamet duyacaksın ölümün karşısında onun ümitsiz yalnızlığı ve muhteşem… Read More: Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-2 »

Fırtınadan sonra

-niyazi nihata- gökyüzü bulutsuz mavi bir ülkeÇırpınır köpükle lacivert denizkarşıki sahiller bir renksiz gölgeher taraf uyuyor her taraf sessiz siyah kayalarda bükülmüş beliak saçlı ana gözleri nemliufukta bir küçük beyaz yelkenligörünce semaya açıldı eli tam bugünle dört gün oldu gidelioğlum hasan daha hala gelmedipoyraz vardı deniz olmuştu deligitme dedim gitme o dinlemedi anne bu poyrazın… Read More: Fırtınadan sonra »

Karlı Kayın Ormanında

karlı kayın ormanında yürüyorum geceleyin. efkârlıyım, efkârlıyım, elini ver, nerde elin? ayışığı renginde kar, keçe çizmelerim ağır. İçimde çalınan ıslık beni nereye çağırır? memleket mi, yıldızlar mı, gençliğim mi daha uzak? kayınların arasında bir pencere, sarı, sıcak. ben ordan geçerken biri : “amca, dese, gir içeri.” girip yerden selâmlasam hane içindekileri. eski takvim hesabıyle bu… Read More: Karlı Kayın Ormanında »

Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-1

saat dört, yoksun. saat beş, yok. altı, yedi, ertesi gün, daha ertesi ve belki kim bilir… hapisane avlusunda bir bahçemiz vardı. sıcak bir duvar dibinde on beş adım kadardı. gelirdin, yan yana otururduk, kırmızı ve kocaman muşamba torban dizlerinde… kelleci memedi hatırlıyor musun? sübyan koğuşundan. başı dört köşe, bacakları kısa ve kalın ve elleri ayaklarından… Read More: Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-1 »

Güneşı içenlerın türküsü

bu bır turku:- toprak canaklarda gunesı ıcenlerın turkusu! bu bir örgü:- alev bir sac örgüsü! kıvranıyor; kanlı; kızıl bir mesale gibi yanıyor esmer alınlarında bakır ayakları cıplak kahramanların! ben de gordum o kahramanları, ben de sardım o örgüyü, ben de onlarla günese gıden köprüden gectım! ben de ictim toprak canaklarda günesi. ben de söyledim o… Read More: Güneşı içenlerın türküsü »

Karıma Mektup

bir tanem! son mektubunda: -başım sızlıyor yüreğim sersem!- diyorsun. -seni asarlarsa seni kaybedersem,- diyorsun, -yaşayamam!- yaşarsın, karıcığım, kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı, en fazla bir yol sürer yirminci asırlılarda ölüm acısı. Ölüm bir ipte sallanan bir ölü. bu ölüme bir türlü razı olmuyor gönlüm. fakat emin ol ki,… Read More: Karıma Mektup »