Tag Archives: bir

Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-4

sıcaklar bildiğin gibi değil ve ben ki yalı uşağıyım, deniz ne kadar uzak… İkiyle beş arası cibinliğin altına uzanarak ter içinde kımıldanmadan gözlerim açık dinliyorum sineklerin uğultusunu. biliyorum : şimdi avluda duvarlara çarpıyorlardır suyu, kızgın, kırmızı taşlar tütüyordur. ve dışarda, otları yanmış kalenin eteğinde bir kezzap aydınlığı içindedir simsiyah kiremitleriyle şehir… geceleri birdenbire rüzgâr çıkıyor.… Read More: Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-4 »

Samiyenin kedisi

yeşil deniz gibi gözleri vardıbeyaz tüyleriyle bir küme kardıağzını süsleyen sedef dişlerdibaygın nazarı ta ruha işlerdi severken aldatıp birden kaçardıokşarken apansız pençe açardıonda bir kadının gururu vardısürmeli gözlerinden riya akardı

Kemal Tahire Mektup

«malatya» diyorum, senin çatık kaşlarından başka bir şey gelmiyor aklıma. bursada kaplıcalar amasyada elma diyarbakırda karpuz ve akrep. fakat senin oranın, malatyanın nesi meşhurdur, yemişlerinden ve böceklerinden hangisi, suyu mu, havası mı? düşün ki hapisanesi hakkında bile fikrim yok. yalnız : bir oda, bir tek penceresi var : çok yüksek olan tavana yakın. sen ordasın… Read More: Kemal Tahire Mektup »

Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-2

bir akşamüstü oturup hapisane kapısında rubailer okuduk gazalîden : «gece : büyük lâciverdî bahçe. altın pırıltılarla devranı rakkaselerin. ve tahta kutularda upuzun yatan ölüler.> bir gün eğer, benden uzak, karanlık bir yağmur gibi, canını sıkarsa yaşamak tekrar gazalîyi oku. ve pîrâyendem benim, ben eminim sen sadece merhamet duyacaksın ölümün karşısında onun ümitsiz yalnızlığı ve muhteşem… Read More: Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-2 »

Fırtınadan sonra

-niyazi nihata- gökyüzü bulutsuz mavi bir ülkeÇırpınır köpükle lacivert denizkarşıki sahiller bir renksiz gölgeher taraf uyuyor her taraf sessiz siyah kayalarda bükülmüş beliak saçlı ana gözleri nemliufukta bir küçük beyaz yelkenligörünce semaya açıldı eli tam bugünle dört gün oldu gidelioğlum hasan daha hala gelmedipoyraz vardı deniz olmuştu deligitme dedim gitme o dinlemedi anne bu poyrazın… Read More: Fırtınadan sonra »

Karlı Kayın Ormanında

karlı kayın ormanında yürüyorum geceleyin. efkârlıyım, efkârlıyım, elini ver, nerde elin? ayışığı renginde kar, keçe çizmelerim ağır. İçimde çalınan ıslık beni nereye çağırır? memleket mi, yıldızlar mı, gençliğim mi daha uzak? kayınların arasında bir pencere, sarı, sıcak. ben ordan geçerken biri : “amca, dese, gir içeri.” girip yerden selâmlasam hane içindekileri. eski takvim hesabıyle bu… Read More: Karlı Kayın Ormanında »