Çağdaş
afiyetle yiyor gökten düşen üç elmayı apartmandaki çocuklar annemin her geç anlattığı öykülerin sonunda bana ise çöpleri kalıyor evimiz çünkü bodrum katında
afiyetle yiyor gökten düşen üç elmayı apartmandaki çocuklar annemin her geç anlattığı öykülerin sonunda bana ise çöpleri kalıyor evimiz çünkü bodrum katında
oybirliğiyle koyunlar keçiyi seçer kendilerine başkan oysa sürünün başına kurdun akrabası köpeği koyar çoban
i ne zaman bir çocuk ölse gözü evlerinde annesinin kavurduğu helvada kalır ii yoksul bir çocuk görsem yağmur altında üşüyen köprü olmak geçer hiç değilse içimden iii her akşamüstü oyuncakçı camekanından çocuk ellerinin izlerini siler
dürüst olalım beyler ilk adım sizden sökün savaş gemilerinden can simitlerini
kuru bir ot gibi yaşıyorum gözlerden uzak patika bir yolun kıyısında tek suçum sap olmamak baltanın kanlı oyunlarına ama yine de umut dolu kalbim belki bir dişi kuş taşır beni diye daldaki yuvasına
Çay bardağında bırakılan dudak payı kadar bile uzak kalamam gözlerine yakın olsun isterim ellerime ellerin yanındakı beton binaya yaslanması gibi köhne bir evin seni bir çivi gibi çaktım çünkü beynime ve toplayıp bütün kerpetenleri attım denize