Category Archives: Abdurrahim Karakoç

Hatırlatma

mektup derken siir oldu bak genedarilirsan ben ölürüm unutma…taze sarmasigim hoyrat bedene…sarilirsan ben ölürüm unutma bir gün günes olur göle dogarsinbir gün yagmur olup yola yagarsinbir gün ciçeklerden koku sagarsinyorulursan ben ölürüm, unutma kiliç agzi yoldur ok ucu meydandikkat et;sen benim canimsin ey cankoyakta kekliksin kayada ceylanvurulursan ben ölürüm unutma… ask denince akli birak deli… Read More »

Sana geliyorum

görmeden, doğduğum gecenin seherini ellerim değmeden anama, ve günah izi yokken dudaklarımda, bebeklere has bir dille ağlayarak, sana geliyorum sana Çırıl- çıplak köklerim siğmadı zamana; silktim ham meyvelerimi utandım da, bir garip ağaç oldum aşk uükesinde, kutsal duygularınla donandım yaprak yaprak sana geliyorum sana dal- budak ne bir dürüm ekmek var heybemde ne içecek suyum… Read More »

Hasana mektup -II-

göz değdi köyümün güzellerine, elİf, yadellere göçtü be hasan sevgİ size ömür dört kulaç önce, ecel çorbasını içti be hasan asalet babasız çocuk doğurdu; hazlı hÜrrİyeti haydutlar vurdu viraneye döndü tÜrkhanın yurdu, köyün tadı tuzu kaçtı be hasan adalet felç oldu, yürür değnekle, neŞe ne haltetsin soğan ekmekle… gÖnÜl delirdi de yol beklemekle, İsyan bayrağını… Read More »

Kara haber

ellerin yurdunda çiçek açarkenbizim ile kar geliyor kardeşim.bu hududu kimler çizmiş gönlüme?dar geliyor, dar geliyor gardaşım. güzel olmuş sıra sıra söğütler,dağ ardında unutulmuş şehitler.hürriyete seymen giden yiğitler,İki gidip bir geliyor gardaşım. Üç aylık bebekler tutldu taşa,düşmanlar geriden eyler temaşa.yaratan böylesin vermesin başa,zor geliyor, zor geliyor gardaşım.

Hasana mektup -I-

oğul bir mektup yaz bizim hasana, bıldır ki itlerin çoğu öldü de tor tosunlar kayış yardı bu sene, koç öküzler epey ayrik yoldu de. aramizda yamri yumru tepeler, sokaklarda seyip gezdi sopalar sen giderken yeni doğan sipalar torunlu morunlu eşek oldu de. köye çoban ettik sağır ibişi, Çatal doğurtuyor erkek çebişi yağcılıktan yükün tuttu çok… Read More »

Gel gayrı

kara gözlüm bu ayrılık yetişirİki gözüm pınar oldu gel gayrıelim deyse akan sular tutuşurİçim dışım yanar oldu gel gayrı ayların sırtında yıllar taşındısanmaki garibi eller düşündübebekler evlendi yollar aşındıkozalaklar çınar oldu gel gayrı hesab et gideli sen gurbet ileotuz ay tutuldu kolay mı dilehapisler sürgünler esirler bilesılasına döner oldu gel gayrı