Özlemedim Seni

hiç özlemedim seni Özlemek dostluktandır dostluğundan öte bulmalıyım seni sıcaklığını bulmalıyım dokunuşları, kenetlenişi terimizle sulanmalı yeryüzü güneş terimizde ışıldamalı sabah olunca apansız fırtınalar çıkmalı sarsılmalıyım Özlemek yanında olmak isteğidir gülüşünü görmek biraz da hiç özlemedim seni saçlarına gül takmam bir ırmak gibi akıtırım ovaya soluğunla yanar dudaklarımın bozkırı akkor halindeki ufuk bakır bir tel gibi… Read More »

Özletiyor Seni Bu Yağmurlar

burada yağmur yağıyor aralıksız yağıyor günlerdir ama sen yine de şemsiyeni almadan gel ilk otobüsle buğulanan camlara usulca yüzünü çiziyorum ki yüzün bir yağmur damlası olup düşüyor yapraklarına gülün güller de bozamıyor bu uzun karanlık sessizliğini kentin anılarını yitiriyor sokaklar bezirganlaşıyor bulvar ışıkları tarih de kekemeleşiyor bazan ki o zaman aşktır tek bilici aşksa yürümek… Read More »

Zaman Kekemeydi

gün bitti, elindeki güller de soldu anımsanacak neler kaldı bugünden paylaşılmış olan nelerdi sımsıcak belki bir türkü söyleriz geceye karşı saçlarını tarazlayan bir şafak olur zaman kekemeydi ve tarihe sızan soytarılar gördük genç ömrümüzde ölüm peşimize düşende bir göçebeydik suretimiz ağardı kurulan darağaçlarına bütün sığınaklar uçurumlara açılırdı rüzgar suyu soğutsun su terli bedenlerimizi ve aşkı… Read More »

Gidersen Yıkılır Bu Kent

gidersen yıkılır bu kent, kuşlarda gider bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında yanlış adresteydik, kimsesizdik belki sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar biz mi yanlızdık, durmadan yağmur yağardı Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken gidersen kim sular fesleğenleri kuşlar nereye sığınır akşam olunca sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu sustuğun yerde birşeyler kırılıyor bekleyiş diyorum caddelere, dalıp… Read More »

Soluk Soluğa

büyük aşklar yolculuklarla başlar ve serüvenciler düşer bu yollara ancak onlar ki dünyanın son umudu soyları tükenen birer çılgındırlar ne bir adresleri vardı onların yeryüzünde ne de aşktan başka bir sığınakları ama yaşarlar dünyanın dört bir yayında Ölümle alay ederler sanki nerede beklenirse oradaydılar bir kez bile gecikmediler ömür boyu neydi onları ordan oraya savurup… Read More »

Güz Gelmeden

sırtında taşıdığın kıl heybe dağ rüzgarı ve lor peyniri gibi doluysa kır çiçekleriyle sesler türkülere dönecektir üzünçse ışıklı bir sevince dudaklarında özlem türküleri ve gözlerinin menevşesinde aşk çağıldıyorsa çavlanlar gibi usulca bir umudun menziline hüznü gerilerde bırak türküler paylaşıyorsa eğer dağ rüzgarları paylaşıyorsa sevinç de dahildir buna ve o zaman bütün bir yaşam paylaşılacak kadar… Read More »