Nicedir özlemişim
nicedir özlemişim bu rüzgarı hani doğudan eser bahar akşamları nicedir özlemişim bir elma ağacının dibine oturmayı nicedir özlemişim şoseleri,dağları nicedir özlemişim bir dosta sarılıp ağlamayı
nicedir özlemişim bu rüzgarı hani doğudan eser bahar akşamları nicedir özlemişim bir elma ağacının dibine oturmayı nicedir özlemişim şoseleri,dağları nicedir özlemişim bir dosta sarılıp ağlamayı
o kadar güzel bir yüzdü ki gelip geçici olamazdı ya da bir resimdi çizilmiş yastığıma onunla hep bir uçurum kıyısında gibi seviştik kanatlanıp birbirimizin uçurumuna sevişmek bir şiir bir uçurum dengesidir yer çekiminin ve akıl çekiminin dışında
gece sesizce başlıyor ve ırmağın- Öte yakasına geçiyor atlılar. bir papatyanın acısını dinliyorum. gökyüzü gitgide genişliyor. islak yaprakların derin yeşilliği islak dağların uyandırdığı keder. kendime bir demet çicek topluyorum Öğretmenimin iliklediği göğsüm ne kadar genç ağzımda taptaze bir tütün kokusu ve taze ceviz kabuklarının kararttığı parmaklarımda bir ağız mızıkası. Öğrendiğim ilk şarkılar yollar yollar yollar… Read More »
güz güneşi benzeşiyor bahar güneşiyle biri kışa girerken biri kıştan çıkarken biri yeni bir aşk öncesinse bir kederden sonra biri biten bir aşktan sonra kedere girerken
anne diyemeyeceğim artık bir başkasına, sesimin anneme seslenirkenki tonuyla tatil dönüşlerinde annemin uğrayacağım evi yok, beni seven birileri olacak mı yine de gidip koşulsuz uzanacağım bir yatak, saçlarımı okşayacak bir el ama ben anneme de bütün bütüne bırakamadım kendimi saçlarımı okşarken, yorulur şimdi bırakır şimdi diye düşünürdüm ve çılgınca yaramaz, beyni boş denecek kadar yaramaz,… Read More »
ne içindeyim zamanınne de büsbütün dışında; yekpare geniş bir anın parçalanmış akışında, bir garip rüya rengiyle uyumuş gibi her şekil, rüzgarda uçan tüy bile benim kadar hafif değil. başım sukutu öğüten uçsuz, bucaksız değirmen; içim muradıma ermiş abasız, postsuz bir derviş; koku bende bir sarmaşık olmuş dünya sezmekteyim, mavi, masmavi bir ışık ortasında yüzmekteyim