Ağustos Çıkmazı

beni koyup koyup gitme, nolursun durduğun yerde dur kendini martılarla bir tutma senin kanatların yok düşersin yorulursun beni koyup koyup gitme, nolursun bir deniz kıyısında otur gemiler sensiz gitsin bırak herkes gibi yaşasana sen İşine gücüne baksana evlenirsin, çocuğun olur beni koyup koyup gitme, nolursun

Ayrılık Sevdaya Dahil

acilmis sarmasik gulleri kokulariyla baygin en gorkemli saatinde yildiz alacasinin gizli bir yilan gibi yuvarlanmis icimde kader uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genc kadin ruzgar uzak karanliklara surmus yildizlari mor kivilcimlar geciyor daginik yalnizligimdan onu cok ariyorum onu cok ariyorum heryerimde vucudumun agir yanik sizilari bir yerlere yildirim dusuyorum ayriligimizi hisettigim an demirler eriyor hirsimdan… Read More »

Aysel Git Başımdan

aysel git başımdan ben sana göre değilim olümüm birden olacak seziyorum hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim aysel git başımdan istemiyorum benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün dağıtır gecelerim sarışınlığını uykularımı uyusan nasıl korkarsın hiçbir dakikamı yaşayamazsın aysel git başımdan ben sana göre değilim benim için kirletme aydınlığını hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim islığımı denesen hemen düşürürsün gözlerim… Read More »

Bakarsak

zarif bir huzundur bembeyaz dolasan kuguya bakarsak mucevher titresimleriyle mutereddit bir aksam suya bakarsak fazlasiyla isindi deniz kaynadi kaynayacak dipten bir deprem yaklasiyor suyun uzerindeki buguya bakarsak ne kadar yoksul ve ciplak gorunurse gorunsun agaclar o kadar yakindir ilkbahar ozsuyu yurumus dallara ugultuyla bakarsak

Bela Çiçeği

alsancak garına devrildiler gece garın saati bela çiçeği hiçbir şeyin farkında değildiler kalleş bir titreme aldı erkeği elleri yirtilmisti kelepceliydiler çantasını karısı taşıyordu hiç kimse tanımıyordu kimdiler gece garın saati bela çiçeği üçüncü mevki bir vagona bindiler anlaşıldı erkeğin gideceği bir şeyden vazgeçmiş gibiydiler bir türlü karısına bakamıyordu ayaküstü birer bafra içtiler gece garın saati… Read More »

Ben Sana Mecburum

ben sana mecburum bilemezsin adını mıh gibi aklımda tutuyorum büyüdükçe büyüyor gözlerin ben sana mecburum bilemezsin içimi seninle ısıtıyorum ağaclar sonbahara hazırlanıyor bu şehir o eski istanbul mudur karanlıkta bulutlar parçalanıyor sokak lambaları birden yanıyor kaldırımlarda yağmur kokusu ben sana mecburum sen yoksun sevmek kimi zaman rezilce korkuludur insan bir akşamüstü ansızın yorulur tutsak ustura… Read More »