Eski Yalnızlık

en eski yalnızlığımdır aşk benimgitgide büyüyen, karanlıklarlane zaman sevdiysem tutuştu tenimbir ateşin açtığı yanıklarla sabahı olmazdı çok gecelerinalır, götürürlerdi beni onlarÖptüğüm elleriyle, korkunç, derinbir uçurumun kenarına kadar sonra bırakır giderlerdi, üzgünbakardım sessizce arkalarındansonra umutsuzluk, gözyaşı ve kan bütün umutlarım biterdi bir günbir gecenin ortasında kalırdımtek başına ben, ve yalnızlığım

Dost Bildiklerim

sanırım gündüzdü onlarla gecemİçimde ümitti dost bildiklerimne zaman yıkılıp yere düştüysembırakıp da gitti dost bildiklerim hepsi varken baharımda, yazımda;kışın bir burukluk kaldı ağzımdaseneler senesi oysa gözümdecihana eşitti dost bildiklerim nerde o sözlere kandığım günler?her gülen yüzü dost sandığım günleracıdan kahrolup yandığım günlerta canıma yetti dost bildiklerim meydana çıkalı asıl çehreleraydınlanmaz oldu artık geceleryalanlar tükendi, indi… Read More »

Son Mektup

Ölürsem, şaşırmaÖlebilirim Ölürsem, ağlamayine gelirim Ölürsem, seslenmeuyuyacağım Ölürsem, üzülmeyaşayacağım Ölürsem, beklemegeri dönemem Ölürsem, ölmesensiz edemem.

Yaşayabilme İhtimali

soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam… ben seninle bir gün veyselkarani’de haşlama yeme ihtimalini sevdim. İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında (ankara’da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman) özlemeye başladım herkesi.. ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra.. bizim kemalettin tuğcu’larımız vardı…… Read More »

Ben Senin Beni Sevebilme İhtimalini Sevdim

soğuk ve şehirler arası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam ben seninle bir gün veysel karani de haşlama yeme ihtimalini sevdim İlkokulun silgi kokan tebeşir lekeli yıllarında ankara da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman Özlemeye başladım herkesi ve bu hasret öyle uzun sürdü ki adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra… Read More »

Hepsi bu

değişen ben değilim dönüşen savaş yaşlanmakla ıslanmak aynı şey bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlamak şimdi ölüm bile yetmiyor acılarımızı tartmaya dostlar alıngan bir sahili pinekliyorlar bir merhabayı bıçaklar gibi artık selamlaşmalar değisen ben değilim dönüşen savaş artık zaman bile yetmiyor yaşadığımız sanmaya yine de ışıklar bu kenti güzelmiş gibi gösteriyor geceleri… geceler yani ahmet hasimin kafiyeleri….… Read More »