Karşılama

böyle mi karşılayacaktın beni bakışların böyle mi olacktı ne ummuş ne düşünmüştüm? hani o şaheser gözlerin dolacaktı neler vadetmiştin bana giderken gözlerin alev alev yanmalıydı İçin titreyerek “hoş geldin” derken ellerin sevgiyle uzanmalıydı gözlerime öyle bakmamalıydın o harikulade dakikada elbet beni yapayalnız bırakmamalıydın bana sonsuz bir ümit vermemeliydin karşımda ağlamasan da nihayet bir saniye olsun… Read More: Karşılama »

Karanlıklar Üstüne

artık hiç sabah olmayacak yavrum Çok uzun sürecek bu siyah gece ta zaman durunca, ömür bitince alış karanlığa, gözlerini yum artık hiç sabah olmayacak yavrum bilirim, bu mor sükutu bilirim beyaz olmalı geceler, bembeyaz karanlıklar üstünedir şiirim bilirim, bu mor sükutu bilirim dağlar gibi deryalar gibi sonsuz karanlık, karanlık ölümden beter bir yol ki hayatla… Read More: Karanlıklar Üstüne »

Kum

sen kum nedir bilmezsin deniz görmedin ki yum gözlerini zamanı düşün deniz bir gözünde kum bir gözündedir sen taş nedir bilmezsin dağa çıkmadın ki yürü ufuklara doğru dağ bir ayağında taş bir ayağındadır sen kül nedir bilmezsin ateş yakmadın ki uzat ellerini gökyüzüne ateş bir elinde kül bir elindedir sen kan nedir bilmezsin Ölmedin, öldürmedin… Read More: Kum »

Kekeme

bir kekeme bilirim; dolaşır garip garip bu şehrin daracık sokaklarında kelimeler zincire vurulmuş gibidir dudaklarında ne ismini söyliyebilir doğru dürüst ne sevdiğine ilanı-aşk edebilir. sormayın neden yalnız yaşadığını kusurunu bilir o güzelim şiirleri hep içinden okur bu dert de çekilmez doğrusu güzel söylenilmiş cümlelerle doludur bütün uykusu günahsız harfler onun nazarında birer siyah heyula gibidir… Read More: Kekeme »

Musiki

alev alev yanmadadır ruhumda deniz köpüğü benimle uyanmadadır tanrıların en büyüğü dünyalara sığamıyan sessizlikler içindeyim uyan, siyah ruhum uyan mavilikler içindeyim sür ey masmavi zaman sür bir cihanı dinliyorum bütün genişliğiyle hür o ummanı dinliyorum. Ömrün sustuğu yerdeyim sorma: niçin, nasıl, hangi bedenim, ruhum, herşeyim tanrı huzurunda sanki.

Orhan Velinin Ardından

yıl bindokuzyüzkırkaltı ankarada Şükran lokantası, köşede bir masa masanın üstünde bir tabak tabakta marul salatası. bir sandalyede sen vardın orhan veli bir sandelyede ben, kadehlerimizde kulüp rakısı ve dudaklarımızda yarım kalmış mısralar hala gözlerimin önündedir o sarhoş gecenin hatırası Şimdi mahzun kaldı şiirlerin gittin “sereserpe” “hürriyete doğru” “kiitabe-i sengi mezarın” “altındağın rüyası” hey! koca orhan… Read More: Orhan Velinin Ardından »