İsmailin kitabını okurken

İsmail?in kitabını okuyorum üç gecedir ateşler içindeki dünyada bir neferin ölüme at koşturan rüzgârını duyuyorum managua yanıyor, her yanım ateşler içinde yanıyor bir çocuk sevgiyle okşanmaktan ve temkinli olmak yakışmazdı sana zaten augusto ve sen ey idris ismail?in ölümü küçümseyen dostu “yediğin kurşundan bir gümbürtü kaldı ki bana!..”roma?da navona alanında bırakıp ismail?i telzaatar?a dönüyorum gecikmiş… Read More »

Savrulan külleri ömrümüzün

bir kızın kocaman gözlerinde gördüm bulutların dağlara sessizce çöküşünü Çocuksu susuşları gördüm, kırılan sevinci ve kalbimi puslu yamaçlardaki pusulara saldım çobanlar çoktan inmişlerdi ovaya bense yapayalnız bir ağaçtım doruklarda harelenen sularda bir yanık kokusu ve uzun boyunlu bir kızın gülümseyişi işık zamana bağlı zamansa onun kocaman gözleridir artık anladım tarih de yazılmaz bir aşkın sayfalarına… Read More »

Sıcak bir kış

saçlarını gittikçe kısalttığın günlerde sen söylemiştin bu sözleri unutmadım -her aşk bir ayrılık gizler, ayrılıklarsa bir merhabanın sıcaklığını taşır kendisinde kalıcı olan hiçbir şey yok diyordun an?lar var yalnız ömrü karşılayan Şimdi sımsıcak bir kar yağıyor yine yüreğimin üstüne yağıyor hiç durmadan ellerin nasıl da üşüyor, bozacının karlı sesi doluyorken odamıza hava gittikçe kirleniyor bu… Read More »

Sığınak

sözün yine hep aşktan yanaysa sevgilim sen sakla bir kaçağı belki yorgun ve yaralıdır hâlâ ölüm basmıştır son sığınağı sus ve sadece dinle sessizliği perdeleri çek ışıkları söndür bir selam bir haber gönderir belki sesleri hiç duyulmayan dostlar bir cigara sar bitlis tütününden bir çay demle sonra, anısı kalsın bekle başında onun sabahadek belki benim… Read More »

Sıyrılıp gelen

soluk bir ay dolanıyor kentin üstünde her gece her gece bilge bir gezgin tavrıyla adımlıyor yolunu güz yanığı bir durgun sessizlikle örtülü her şey ve yırtılmış bir tül gibi savrulup duruyor zaman suların sesini dinle şimdi ormanın fısıldayışlarını usulca yarılıyor dağların göğsü bir aşkı dinlendirmek için ve gözleri uzak yamaçlarda aranıp dururken bir şeyleri sessiz… Read More »

Sizi sevmiyorum

sesimden arındım ve ufku bir harmani gibi giyindim kahraman bir korkaktım kavmimin kadim tarihinde ki onlar için umutsuzluk kendim için haramiydim böyle bilindiydi bu hikâye yarından bugüne kaldıydı tersine akan bir ırmaktım sözün şaşkın serinliğinde kendi deltasında boğulandım ve sizi sevmiyorum ey kavmim yakın beni rüzgârın ıslığa islığın hükme döndüğü yerde derim ki ey kavmim,… Read More »