Görü

bundan önceki hayatımın içinden geçiyorumönceki hayatımdaki çölden geçiyorumşimdi iki yanında yükselen uzun binalara aldırmadanburası çöldü biliyorumo zamanda çöldübu zaman dabinaların örtemediği çölü görüyorumeski bedenimde aldığım öldürücü yaralaryalnızca birer leke şimdiki bedenimdeyatağan,saldırma,ok,mızrakfal gibi saklı duruyor derinimdekutsal kitaplara dilini veren şiirbirer leke dilimdebir zamanlar gördüğüm bir rüya buşimdi içinden geçiyorumgörmüştüm görmüştüm görüyorum

İki bıçak

iki bıçak seç kendinebiri yaralamak içinbiri öldürmekpusu kur gözlerininkaranlık gölgesinebiri sevmek içinbiri ihanetİki yürek seç kendinebiri yaşamak içinbiri gizlenmekbir korkak,bir kaçak,bir firarkaç kişisin sen sevdiğim çocukİçimdeki bıçak iki kere daha dönüyorolduğu yerdekalırsan sel basar yataklarımıgidersen uçurum çiçekleri açar kalbimdekimi zamanlar olur sevgilimİki bıçak bile yetmez bir tek ölüme

Gece Nöbeti

daha az seviyorum senigiderek daha azunutur gibi seviyorumazala azalaaramızdaki uzaklığın karanlığında geceler kısalıp,gündüzler uzuyor böyle oluncadaha az seviyorum senikendini iyileştiren bir yara gibidaha az ve zamanla sen geceyi tutuyorsun,ben nöbetiniuzak dağ kışlalarındagörmüyoruz birbirimiziusul usul sis iniyorkopmuş yollaraişığı hafif,uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum seninbir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımdasevgilim sevgilimyıldızları daha büyüktür bazı gecelerinnöbet kadar yalnızken öğreneceksin… Read More: Gece Nöbeti »

Bi Sen Eksiktin Ay Işığı

bileklerimizi morartmiş yeni alman kelepçeleri, otobüsün kaloriferleri bozuldu kamandan sonra sekiz saat oluyor karbonatlı bir çay bile içemedik, başımızda perensip sahibi bir başçavuş. niğde üzerinden adana cezaevine gidiyoruz… bi sen eksiktin ayışığı gümüş bir tüy dikmek için manzaraya!

Bir Çin Şiiri (7. yüzyıl)

davacı zengin, davalı yoksulsa zenginden yana işler yasa davacı yoksul, davalı zenginse davalıda kalır yine nizalı arsa davacı da davalı da zenginse davada Özür diler çekilir aradan kadı davacı da davalı da yoksulsa, bak, sade o zaman işte yerin bulur hak

Ellerimde Bir Göztaşı

ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum ne bileyim, bir damlanın böyle deniz olduğunu Şaştım, mavi bir fal gibi açılınca önümde giritli bir ölümüm varmiş, bir balıkçı fitil gibi patlayacakmış avucunda otuz çubuklu gençliğim Üç günde mi desem, üç gökte, üç kulaçta mı ben ki, o camgöbeği çiçekler açan ağaç kırılmaz bardaklar gibi tuzla buz olacakmış… Read More: Ellerimde Bir Göztaşı »