Kurtulamazsın
-35 yaşıma- önce sesinisonra yankısını çaldırdın şu beton ormanındabu kent de tükürdü aşklarınakal orada!artık hiçbir şeyden kurtulamazsınıslanmışsın bir kere oğlumyaş günündekuruyamazsın…
-35 yaşıma- önce sesinisonra yankısını çaldırdın şu beton ormanındabu kent de tükürdü aşklarınakal orada!artık hiçbir şeyden kurtulamazsınıslanmışsın bir kere oğlumyaş günündekuruyamazsın…
ışıdıöfkemde dolandı gün allı-morneydi az önceo zifiri karanlıkağarmadan ortalık selam civan dostbozkır mı uyanangüne dönmüş çorak toprakseslerle hele yokla kendini bahçesi olurmuş acılar ülkesinintomurcuksuz, çiçeksizçocukları oyuncaksız, şekersiz önceleri böyle değildi insanbir alageyik seker ormandamağrur, atikacılar yürür insanlarla yollarda insan, ilkyaza vuranöfkeye gül sunandoğruya dost, eğriye düşman sevda olmalıkaranın karanlığındapusatsızsevda olmalıbir uçtan bir uca ağlamaksız ve… Read More: Neyi anlatıyorum ben bir ozan çırağı bile olamazke »
karacadağyamaçlarında kardelen çiçekleriher bahar umuda rengini verirve her bahardicle?de ak köpüklere üşüşür papatyalar siverek düzühayata vurgun yürekli yiğitlerive sabahın eteklerinde ter taneleriyle“memleketimdir benim” oradatüfekler yağlanır kerpiç damlardatürkü kaçaktütün kaçakkaçak çay buğulanır şavkı vurur mağlarave korku ve umut ve can pusudapusuda yalnızlık karacadağ,önü diyarbekir?dirben hüznü avuçlarken ora mahpuslarındabulutlarla yalpalayan rüzgarları resmedipbakıp bakıp iç çekerdim doruklarına karacadağ,patikalarında… Read More: Pusuda yalnızlık »
-asım ve metin ağabey ile behçet?in anısına riyakar ve yalancıdır şarap aşklarıoralarda güneşe bırakılmış bir avuç kar gibi erirlerbiz o vakitlerde şiir söylerizama yiterışıktagündüzleri bileylenen bıçakların kıvılcımları *bizdoluvakitlerdeşiirsöyleriz okursunuzboş vakitlerdeyanarak biz, gülerek siz öle öle geçeriz ıslıkla geçtiğiniz durakları… *sonra boşanır zembereğinden bütün zamanlarşiir söylerizasıl şimdi eşkiyadır, tedbil gezer şiirimiz! a yazacağızzal amaa belli kic… Read More: Sivası unutma şiiri »
sokulsan rahmanların şeho dağ rüzgarı kokardı öpsen kıl?dı şeho, koklasan duman bilmezdi şalvarının renginin neden değiştiğini ve kentte duvar yazılarının neden eksildiğini siverek ovasına akşam inerdi şeho avluda tütün sarardı geceleri sorsam birilerine: “-şeho ne bilir” derdi… oysa o, bildiği kadar ve bildiği gibi yaşardı ilkmayıs sabahlarının güzelliğini bozkırı, yağmuru ve nal seslerini daha çınlar… Read More: Siverekli şeho »
buralarda gece uzungün ışığı yakındırvar git artıkbakma ardınaölüme fazla sokulma amadüşün kimevsim rüzgarlarının savurduğubir orman insansev onu, sokul, konuşturdoludur fazla üstüne varma hep susmaksusmak…yetmiyor bazenişte bu yüzdenbütün ışıkları yanmalı yeryüzününozanlar her şeyi anlatmalı var git artıkacıyı aşındırmatutve at sevdaya uzayan çağlayana