Sabah Gazetesi, son zamanlarda özellikle Kürtlerle ilgili yalan haberleriyle zirveye koÅŸuyor. BaÅŸbakan ErdoÄŸan’ın damadı yönetimindeki gazete bugün ilginç bir ‘manÅŸet haber’le piyasaya çıktı. Buna göre Hakkari katliamını PKK yapmıştı, üstelik Emniyet konuÅŸmaları da tespit etmiÅŸti. Ancak, Emniyet ve haberde imzası bulunan muhabir, bu bilgiyle ilk kez gazetede karşılaÅŸmıştı. Okumaya devam et »
Sabah Gazetesi, son zamanlarda özellikle Kürtlerle ilgili yalan haberleriyle zirveye koÅŸuyor. BaÅŸbakan ErdoÄŸan’ın damadı yönetimindeki gazete bugün ilginç bir ‘manÅŸet haber’le piyasaya çıktı. Buna göre Hakkari katliamını PKK yapmıştı, üstelik Emniyet konuÅŸmaları da tespit etmiÅŸti. Ancak, Emniyet ve haberde imzası bulunan muhabir, bu bilgiyle ilk kez gazetede karşılaÅŸmıştı. Okumaya devam et »
Sabah Gazetesi, DTSO BaÅŸkanı Galip EnsarioÄŸlu, Diyarbakır Baro eski BaÅŸkanı Sezgin Tanrıkulu, GUNSİAD BaÅŸkanı Åžah İsmail BedirhanoÄŸlu ve sivil toplum örgütlerinin BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın Diyarbakır’a yapacağı ziyarette ‘iyi’ karşılanması yönünde Diyarbakır BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı Osman Baydemir’in tehdit edildiÄŸini ima eden bir haberin asılsız, maksatlı ve yalan olduÄŸu bildirildi. Okumaya devam et »
Bir Yigit Öldü Desinler…
bir yigit öldü desinler….
adini heceledigimi, derdimi sevdigimi söylemesinler..
bulamadan kaybettigimi,
bir ihanet çemberinde eridigimi, söylemesinler..
gönlümdeki çileyi de söylemesinler..
sadece, dudaklarinda bir tebessüm vardi, desinler..
bir yigit öldü desinler…
sahlanirken daglarda, sessizce agladigimi, söylemesinler..
gözyaslariyla gülümseyisimi,
her gülüste hüzünlenisimi,
sevinçlerde bile, birseyleri eksik hissedisimi, söylemesinler..
yalnizca, gözlerinde bir parilti vardi, desinler.
ayaklarima pranga vuruldugunu,
bir arayisin içinde kayboldugumu,
serseri bir kursuna hedef oldugumu, söylemesinler..
hasretlere boyun egdigimide söylemesinler..
sadece, bir yigit öldü desinler..
dikensiz gül bulamadigimi, her sorduguna cevap olamadigimi,
yesermeden kuruyan ümitlerimi, sahte gülüsleri ve yalan sözleri, söylemesinler..
dünkü dostlarimi, birer birer kaybettigim arkadaslarimi,
ayri dünyalarda yasadigimizi, gönlümdeki günesin neden battigini,
söylemesinler..
sadece, yaninda olmayi istermis, desinler..
bir yigit öldü desinler..
geçit vermeyen sevda yollarinda savastigimi,
solgun çehrelerde, hasret kapisinin anahtarini aradigimi,
ve kalbimdeki feryadi söylemesinler..
ugrasipda çözemedigim dügümleride söylemesinler..
yalnizca, yagmurlarin artik beni islatmadigini söylesinler..
bir demet ölüm çiçegi, düslerimin uzaklara teslimi,
bir baskaldirisin temsili, tuzaklara meyledisim.
isyanimin, teferruatlara dalisimin, var bir sebebi,
bakamayisim düsüncelerine, sevgimi begenmeyisin.
begenmeyisin, gözlerindeki mânayi sevisimi, degil seni.
kaçsamda tufanlara, rüzgarlara kendimi hapsedisim.
bir yigit öldü desinler..
aklimdaki çeliskiyi, seni hatirlatan özlemimi,
darmadagin hayallerimi ve yikildigimi benimseyisimi, söylemesinler..
yokluguna alisamadigimi,
denesemde, karsina çikamayisimi,
bir inadin pesinden sürüklenisimi ve unutamayisimi, söylemesinler..
yalnizca, gözyaslariyla süsledigin yalanlara inanmamis, desinler..
denizdeki maviyi, hülyalarimdaki pembeyi ve daha bir çok rengi..
sevemedigimi, hissedemiyisimi ve bir daha asla göremeyecegimi, söylemesinler..
korktugumu baglanmaktan,
bu acilari bir daha yasamaktan,
ve zorlugunu tükenmis ufuklari tekrar filizlendirmenin.
bir yigit öldü desinler..
sessiz, gürültüsüz ama çalkantilar içinde,,
kursun yarasindan çok sevgimin yarasi bedenimde..
yinede, seni üzecek bir sey bile, söylemesinler..
sadece, sana söyleyecek birseyi kalmamis desinler..
gördüler
yedi cihan,
İn, cin, kaf dağının ardındakiler,
kıtlık da kıran da olsa
gördüler analar neler doğurur
aman aman hey…
dünyalar vardır elvan,
bir su damlasında, bir kıl ucunda,
meyvalar vardır, meyvalar,
ağacı, omcası yok,
sana vurgun, sana dost.
beride kabilin murdar baltası
ve kan deÄŸirmenleri,
kader kahpesi.
beride borazancıları o puşt ölümün,
hazır, zilzurna keyfinden,
hazır ırzını vermeğe
yiğitler vuruldukça.
timsah kısmı çünkü yavrusunu yer
akarsu duruldukça.
cadı, yalan hamurunu dağ-dağ yoğurur
aman aman hey…
bu zindan, bu kırgın, bu can pazarı,
macera deÄŸil.
yaÅŸamak, sade “yaÅŸamak”
yosun, solucan harcıdır.
Öyle açar ki murat.
susuz, güneşsiz de kalsa, koparılsa da
Şavkı, bulut güllerinden daha bir suna,
daha bir burcu-burcudur.
bu zindan, bu kırgın, bu can pazarı
macera deÄŸil
sardığım toprağımın altın sabrıdır.
o sert, erkek hüznüdür lahza başında
cıgara değil.
ve sevgilim uykusunda bağrır
aman aman hey…
meltemin bir tadı, ustura ağzı
biri, kız memesi, tılsım,
yağmurun bir damlası süzülmüş küfür,
bir damlası, aşk.
senin uykuların hayın,
düşlerin kardeş.
duyar mısın, anlayıp sızlar mısın ki?
gece, samanyollarında rüzgar çıkıncayadek,
mısralarım kardeş-kardeş çağırır
aman aman hey…
serabın bir sonu vardır,
ufkun, sıradağın sonu.
uçarın, kaçırın bir sonu vardır
senin sonun yok.
mandaların, kavakların pazarı olur,
senin pazarın olamaz.
sensiz nar çatlamaz, bebek gııı demez.
beni böyle şair, divane etmez,
kızımın çatal göğsü.
senin yüzün suyu hürmetinedir
bugdalara, cevizlere yürüyen
kara toprağın ak südü…
bir bilsen kimlere tasa, kedersin,
anlar mısın, şaşırıp ağlar mısın ki?
bir bilsen kardeşlerim ne can çocuklar
ve bilsen nasıl vurur beni bu duvar.
akşam-akşam, kara sevdam ağırır
aman, aman hey…
Anılarda Yaşarken
cekingen adimlarla sesiz ve urkek
bir gun uzaklardan bir giz gibi geldin
o buyulu sarkilarini soyleyerek
gencligimi geri getirdi ellerin
sundun paha bicilmez guzellegini
oylesine diri oylesine sicak
boylesine bir mutluluk anladim ki
omur boyunca bir kez yasanir ancak
bir kez nefes aldigini anlar bir gun
bir kez bir kisiyle insan butunlenir
ozlem dedigimiz o hancer bir dusun
bir kez saplanmak icin kac kez bilenir
anilarsa bitmez bizimdir daima
umulmadik yerlerde yeserir buyur
yasamak bastanbasa yalan olsa da
o alir bizi uzaklara goturur
emzirir gur memelerinden istekle
biz farkina varmadan uzar omrumuz
anilarda yasarken bir gun gelir de
biz de biber ani olur oluruz.
Bir Yalandır Sevmek
doguÅŸtan aldanir kisi
bir yalandir yasamak, ucuz
kimbilir hangi ozanin soyledigi
bir yalandir olmek kuskusuz
bizi hep aldattilar oyle ya
hep yalan bu seyler, hep yalan bu doga
ve en buyuk yalan bir gun allaha
odenecek can borcumuz
peygamberler ki; o som agizlilar
yalan soylediler, yalan yazdilar
kufurler, dualar, ilahiler, sarkilar
ne kadar da belli kor oldugumuz.
gunes, deniz, yildizlar, manzara
nereye baksan tadimlik bir sofra
geceler, dusler, kadinlar ve sonra
bir yasak yemis; tatsiz tuzsuz
eski bir bohcayiz biz, yamali yirtik
acsalar icimizi boydan boya karanlik
su kirli pacavralari toplayin artik
inanmak bir yalana butun sucumuz
dusun! kim soylemis bu yalanlari
hangi bosbogaz, hangi tanri
en iyisi sevmek yine insanlari
ki bi yalandir sevmek; sonsuz?
sus pus olmuş, puslu bir İstanbul muydu yüzün, yoksa
çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
dolmabahçede, çay tadında….
divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
ben rehnedilmiÅŸ yelkovan gibi… hani akrepi seven ama
yüreÄŸi takvim yokuÅŸlarında….
sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının.. sanki perdedekine
üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
içime.. yalan! sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum…
kadın, beyoğlunun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu.. adam da.. yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı aralık akÅŸamlarında… parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam.. kadının yüzünde
bir hüzün… hüzünlü aralık akÅŸamında bir yüzük…
yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti..
.. soğuğun ve karanlığın vehameti!
hayatı, bir başkasının pantolunu gibi, küçültülmüş,
daraltılmış.. İlk sahibinin o pantolonla yaşadığı şeyler,
yani pantolonu pantolon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar… hepsi daraltılmış.. yaÅŸananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!
bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken.. beni sevda yerimden vurdu yine
zaman.. Şimdi sana söylenecek tek cümle:
bende sana yetecek kadar ben kalmadı…

