Tag Archives: yalan

Bir Yigit Öldü Desinler…

bir yigit öldü desinler…. adini heceledigimi, derdimi sevdigimi söylemesinler.. bulamadan kaybettigimi, bir ihanet çemberinde eridigimi, söylemesinler.. gönlümdeki çileyi de söylemesinler.. sadece, dudaklarinda bir tebessüm vardi, desinler.. bir yigit öldü desinler… sahlanirken daglarda, sessizce agladigimi, söylemesinler.. gözyaslariyla gülümseyisimi, her gülüste hüzünlenisimi, sevinçlerde bile, birseyleri eksik hissedisimi, söylemesinler.. yalnizca, gözlerinde bir parilti vardi, desinler. ayaklarima pranga vuruldugunu,… Read More »

Bu Zindan, Bu Kırgın, Bu Can Pazarı

gördüler yedi cihan, İn, cin, kaf dağının ardındakiler, kıtlık da kıran da olsa gördüler analar neler doğurur aman aman hey… dünyalar vardır elvan, bir su damlasında, bir kıl ucunda, meyvalar vardır, meyvalar, ağacı, omcası yok, sana vurgun, sana dost. beride kabilin murdar baltası ve kan değirmenleri, kader kahpesi. beride borazancıları o puşt ölümün, hazır, zilzurna… Read More »

Anılarda Yaşarken

cekingen adimlarla sesiz ve urkekbir gun uzaklardan bir giz gibi geldino buyulu sarkilarini soyleyerekgencligimi geri getirdi ellerin sundun paha bicilmez guzelleginioylesine diri oylesine sicakboylesine bir mutluluk anladim kiomur boyunca bir kez yasanir ancak bir kez nefes aldigini anlar bir gunbir kez bir kisiyle insan butunlenirozlem dedigimiz o hancer bir dusunbir kez saplanmak icin kac kez… Read More »

Bir Yalandır Sevmek

doguştan aldanir kisibir yalandir yasamak, ucuzkimbilir hangi ozanin soyledigibir yalandir olmek kuskusuz bizi hep aldattilar oyle yahep yalan bu seyler, hep yalan bu dogave en buyuk yalan bir gun allahaodenecek can borcumuz peygamberler ki; o som agizlilaryalan soylediler, yalan yazdilarkufurler, dualar, ilahiler, sarkilarne kadar da belli kor oldugumuz. gunes, deniz, yildizlar, manzaranereye baksan tadimlik bir… Read More »

Alkol ikindisi

biz ne zaman içsek köfte geç gelir ve oturur muhabbetin terkisine çıplak bir efkar sözcüğü biz ne zaman içsek sabah akar meycinin cebine günde kaç kez öpüşür ki akrep ile yelkovan biz ne zaman içsek iç değilizdir aslında dışımızda bronz bir akşam sözcüğü çırıl bir efkar sözcüğü eften püften bir kar beklentisi delikanlı kıvamında sevda… Read More »

Dolmabahçeye taşınan bir aralık akşamı

sus pus olmuş, puslu bir İstanbul muydu yüzün, yoksa çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne dolmabahçede, çay tadında…. divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında, tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu. ben rehnedilmiş yelkovan gibi… hani akrepi seven ama yüreği takvim yokuşlarında…. sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı, sesinin sesimde yankılanmasının.. sanki perdedekine… Read More »