Haz
09

Emperyal Oteli

ben hic boylesini gormemistim
vurdun kanima girdin itirazim var
simsicak bir merhaba diyecektim
basimi usulca dizine koyacaktim
dort gun dort gece susacaktim
yagmur sonecekti yanacakti
sameland seferden donecekti
duvardaki saat duracakti
kalbim kendiliginden duracakti
ben hic boylesini gormemistim
vurdun kanima girdin itirazim var

emperyal otelinde bu sonbahar
bu camlarin nokta nokta huznu
bu bizim berhava olmuslugumuz
bir nokta bir hat kalmisligimiz
bu rezil bu carsanba gunu
intihar etmis kotumser yapraklar
oksuruklu aksirikli bu takvim
ben hic boylesini gormemistim
vurdun kanima girdin itirazim var

sesleri liman sislerinde bogulur
gemiler yorgun ve uykuludur
sabahtir saat bes bucuktur
sen kollarimin arasindasin
onlar gibi degilsin sen baskasin
bu senin gozlerin gibisi yoktur
adamin ruyasina ruyasina sokulur
aklinin icinde siyah bir vapur
kivranir insaf nedir bilmez

otelin penceresinde duracaktin
sehri karanlikta gorecektin
karanlikta yagmuru gorecektin
saclarin islanacak islanacakti
kis geceleri gibi uzun uzun
tek damla gozyasi dokmeksizin
maria dolores aglayacakti
istanbulu yagmur tutacakti
butun bir gun is arayacaktim
sana bir turku getirecektim
kulaklarimiz cinlayacakti

emperyal otelinin resmini cektim
aksam sacaklarindan damliyordu
kapisinda durmani soylemistim
yuzun zambaklara benziyordu
cumhuriyet bahcesinde insanlar geziyordu
tepebasindaki kucuk yahudiler
asmalimescitteki rum kemanci
boyle ruzgarsiz kalmisligimiz
bu bizim cektigimiz sanci
el ele tutusmus geziyordu
gazeteler cinayeti yaziyordu
halice bir avuc kan dokulmustu

emperyal otelinde uc gece kaldik
fazlasina paramiz yetmiyordu
gozlerin gozlerimden gitmiyordu
dorduncu gece sokakta kaldik
karanlik bir turlu bitmiyordu
sirkeci garinda sabahladik
bilen bilmeyen bizi ayipladi
halbuki kimlere kimlere basvurmadik
hicbiri yuzumuze bakmiyordu
hic kimse elimizden tutmuyordu
ben hic boylesini gormemistim
vurd kanima girdin kabulumsun

Haz
09

Giderken

bilerek mi yanına almadın giderken
başının yastıkta
bıraktiği çukuru

güveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin dogrulugu kadar

beni senin gibi
bir de annem terketmisti
ki göbegimde durur
onun yoklugundan
bana kalan
çukuru……..

Haz
09

İstanbul Yoktu Sen Olmasan

ben nice İstanbul?lular gördüm sana gelinceye kadar
kirli paçavralara benzerdi insanları
dostluktan, vefadan yoksun.
bölünmüş, dağılmış, parçalanmış
ve herbiri kendi ağırlığıyla ezilmiş, yorgun.
yüzümde dolaşan birer iğrenç böcekti gözleri
bir tutsam
yapışır kalırdı ellerime en çirkin yerleri
evlerinde bulduğum yalnızlık
sokaklarında bulduğum upuzun bir kahırdı.
günler boyunca
bir başka karanlık gelirdi
karanlığın biri kaybolunca
güneşler doğardı görmezdim.
bir ses durmadan ölüme çağırırdı beni
bilmezdim bu şehirde senin yaşadığını.
bilmezdim…

zindandı bütün meyhaneler
duvarlar karaydı
köhne bir bizans eskisiydi İstanbul sensiz.
semt semt bir ağır yorgunluktu
sürekli bir aldanıştı sokak sokak
benden en uzak sevgilerde yaşadım yıllarca
o büyük yalanlarda yaşadım.
senden habersiz bir ölü gibi
senden uzak zamanlarda yaşadım.

mabetler yıkıldı içimde
umutlar hayaller yıkıldı
bir gün bütün İstanbul yıkıldı.
sokaklar kaydı ayaklarımın altında
gün oldu kalabalık meydanlarında inançlarım yıkıldı
gün oldu
gözlerime çiviler çakıldı merhametsiz.
toz toz oldum, duman duman oldum
aldığını geri vermedi yıllar
yitirdim kendimi bu rezil şehirde
seni buluncaya kadar.

eskiden bir lale hatırlardım
yada mavi mavi bir deniz İstanbul denince
serin rüzgarlar okşardı saçlarımı
rıhtımlar balık balık kokardı.
ne zaman
yumsam gözlerimi bir gemi kalkardı.
vapur düdükleri durmadan öterdi.
eskiden bir İstanbul vardı bilmediğim
bana yeterdi.

sonra kaç yıl yaralı bir hayvan gibi
gezdim sokaklarında
sonra kaç yıl bir sevgi aradım
İstanbul?u aradım.
belki de seni aradım bilmeden
ayaklarımın dibinde den,izler can çekişti
Şehirler parçalandı
bir çağ öldü gözlerimin önünde
benim en güzel çağım öldü.
bizi topraktan yarattılar
gel gör ki…
bu şehirde
benim toprağım öldü.

seni aradım bu şehirde yıllarca
yana yakıla seni..
sen kimdin, sen neredeydin kimbilir.
hep böyle sensizmiydi bu şehir.
bu şehir İstanbul?muydu ?
Öyleyse sensiz yaşanmazdı bu şehirde
gemiler demir almazdı
trenler işlemezdi
sen olmasaydın
bir ömür bitip
yepyeni bir ömür başlamazdı içimde
bahar gelmezdi
ağaçlar çiçek açmazdı
seni bulmasaydım
ve ben yoktum
İstanbul yoktu
sen olmasaydın.

Haz
09

Acılar Denizi

ben acılar denizinde boğulmuum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
bütün gemiller söndürmüş ışıklarını

ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
baksana; herkes içime dökmüş artıklarını

bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
yılların içimde bıraktıklarını…

Haz
09

Bir gün

apansiz uyanirsan gecenin bir yerinde
gozlerin uzun uzun karanliga dalarsa
bir sicaklik duyarsan usuyen ellerinde
ve saatler gecikmis zamanlari calarsa
bil ki seni dusunuyorum

bir vapur yanasirsa rihtimina bin, acil
ortun karanliklari masmavi denizlerde
ve dinle kalbimi bak nasil carpiyor nasil
o butun ozlemlerin koyulastigi yerde
bil ki seni bekliyorum

bir sabah gun dogarken ac perdelerini, bak
sevincle balkonuna konuyorsa martilar
kendini tadilmamis derin bir hazza birak
dokulsun dudagindan en umutlu sarkilar
bil ki seni istiyorum

gecelerden bir gece uyanirsan apansiz
uzaklarda elemli, garip bir kus oterse
bir ceylan agliyorsa daglarda yapayalniz
ve bir gun kabrimde bir kara gul biterse
bil ki seni seviyorum


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini