o kitabı da okudum bitirdim
hani o genç kızın beni unuttuğu
bir ara fena halde fikrindeydim
dudağındaki nem gözündeki buğu
durmadan hayal deÄŸiÅŸtiriyorduk
cetrefil bir hayat herkesin koktuÄŸu
kaderlerimiz kalındı sevinçlerimiz çabuk
yaşamadan dağılıyor yarısından çoğu
erteleyip durduk suç ortaklığımızı
asıl mutluluğun içinde bulunduğu
bazı ben yanlıştım o yanlıştı bazı
Çünkü gecikmenin ağır yorgunluğu
yanlızlığımız herşeyi birden istemekti
İsteği gerçekleştirmez isteğin yoğunluğu
İhtiyaç başka bir boyuta geçmekti
devreden çıkarıp gereksiz sorumluluğu
tekrar loş yalnızlıkların en dibindeyim
sararmış yaprakların usulca savrulduğu
köprüler yıkıldı artik kendimleyim
parmak uçlarımda ölümün soğukluğu
Etiketler: beni, bir, fena, hani, hayal, hayat, parmak, usulca
bir adamı öldurmenin tam sırası kurşunlarla
Çocuğunu öpüp kapıya çıktığında
ey kanatılmış çiğnenmiş bahar günü
birden bir çığlıkla kapatır yüzünü
ezik bir gül gibi çığlık, yitik bir umut gibi
boğmak boğma bir telle bir insan olmanın sevincini
kederli yağmur, usulca düşen akşama
Çığlık. bir çocuk yüzü. dayalı cama…
Etiketler: bir, bir adam, gibi, tam, umut, usulca, ya
göç oldu bir acıdan öbür acıya
oysa sağrısı kurumamıştı atımızın
daha dün sürüp gelmiştik buralara
bugün göründü yine yolların ucu
devrildi kıl çadırlar seher vakti
usulca uyandırıldı çocuklar
ve kadınlar bohçası çözülmemiş
bir keder gibi gibi düştüler yola
turnalar gitti biz gittik
bitmedi peÅŸimizdeki nal sesleri
nerde konaklasak tedirgindik
kuruyordu ırmaklar ve göller
bir yangın gibi taşıyıp durduk
kederi ve acıyı göğsümüzde
yer gök duman içindeydi sanki
genzimizi yakıyordu ayrılıklar
zulüm bırakmadı peşimizi hiç
biz gittik o buldu izimizi
konar göçer olduk yedi iklimde
tanığımızdır dağlar taşlar
yalnız bir öfke ışıltısı kaldı
gözlerimizin yorgun sularında
yaşamak bir inat oldu artık
yaÅŸamak bir direnme oldu zulme
ve işte devrildi yine kıl çadırlar
göç başladı bir acıdan bin acıya
geride akşamın küllenen ateşi
ve susturulmuş çocuk sevinçleri kaldı
Etiketler: bir, biz, daha, gibi, inat, konar, ucu, usulca, ya, yedi, yola
- feride için
gün batarken sula fesleğenleri
balkonun kokusu sokağa taşsın
sokaklar kayıp çocuklar gibi
hırçındır, ürkek ve biraz şaşkın
sular bulutlanır sen susarsın
ve kent çıngıraklı bir yılan kadar
zehirlidir artık sevgilin mahpusken
üstelik kirli bir lekeye döner umutlar
acılar katlanır mendil yerine
sarışınlaşırsın bu kaçıncı güz
ellerin üşür, çiy düşer çiçeklere
beklediÄŸin mektuplar da gelmez
bomboş sayfalara dönerken aklın
tecrit?teki kitabı fareler kemiriyor
ve düşlerin sonsuz bir boşluktayken
bir sigara yakıyorsun, tutuşuyor sular
akşamı geciktirebilirsin belki
suladığın fesleğenlerle, kimbilir
ama vaktin ayırdındadır şimdi
kuşlar, çocuklar ve mahpuslar
usulca inse de koldemirleri
Etiketler: ama, belki, bir, fareler, gibi, inse, sula, sular, tecrit, usulca
herhangi bir kızınkinden ayrı değildi öyküsü
hayatına ülkesini ekleyip yaşamaktan başka
usulca eğerek başını
yürürken nedense hep
birbirine dolaşır
gibi olurdu ayakları
bir fotoÄŸraf ve yeni
koparılmış bir çiçekti
ilk mektubuna eklediÄŸi
kelimelerse büsbütün yangın
durup durup iç çekişleri
sessizliği, dalgınlığı
acıyla bakışı yollara
aşkı öğrenişindendi
Çiçekli bir dal
gibi uzandı sevdiğine
ve yalnızca
ayrılıklar korkuttu onu
böylece bağladı
hayat, dünya ve kavga
ve aÅŸk
onun tarihinde milattı
temiz çamaşırlar ve bir demet çiçek
taşıyor simdi o kız, görüş günlerine
Etiketler: bir, gibi, hayat, ilk, onu, temiz, usulca, yeni
sırtında taşıdığın kıl heybe
dağ rüzgarı ve lor peyniri
gibi doluysa kır çiçekleriyle
sesler türkülere dönecektir
üzünçse ışıklı bir sevince
dudaklarında özlem türküleri
ve gözlerinin menevşesinde aşk
çağıldıyorsa çavlanlar gibi
usulca bir umudun menziline
hüznü gerilerde bırak
türküler paylaşıyorsa eğer
dağ rüzgarları paylaşıyorsa
sevinç de dahildir buna
ve o zaman bütün bir yaşam
paylaşılacak kadar güzeldir artık
heybendeki kır çiçekleri
bir yangındır güze doğru
tutuşturur yüreğinde
uzak özlemlerin külünü
hiç beklemediğin bir anda
güz gelip de yangın başlamadan
tutmalısın doğanın yelesinden
yüreğindeki sabah olmadan
gül bahçesine sevda hevengine
Etiketler: bir, buna, gibi, sabah, sevda, usulca
ayrılıkların puslu aynasındadır
bekleyişlerin solgun yüzü
bekleyişler ki demlenişidir sabrın
damıtır sessizliği ve üzüncü
damıtır gurbetin kavruk memesinden
ve emzirir
hasretin yanık yüzlü çoçuğunu
sen ey sabrın ve üzüncün dervişi
başını zamanın göğsüne koy
ve dinle yalnızlığın iç çekişlerini
yalnızlıklar ki suskun bir akşam üstüdür
usulca örtülecektir gecenin sessiz tülünü
ve düşecektir ince bir rüzgarla
hüznün harmaniyesi
ey yenilgilerin bezgin kuÅŸu
suskunun sarı sıcağındasın bunca zaman
bataklıklardan sızan sinsi ve pis
bir kokudur içinde tortulaşan kuşku
ve bulutsu bir ağırlığın yüküdür
gittikçe ağırlaşan
gittikçe yüreğini zonklatan
sen ki şafağın göğü müsün
imbikle göğsünde göğün sütünü
ve emzir sönmekte olan yıldızları
sonra başını solgun bir demet gibi hasretin kuru dallarına koy
dinle köpüklü kıyıların çağlayanını
imbatın serin elidir yüzünü okşayan
güneşi kopar dalından ellerine al
ve durmadan canını yakan sözü
bitir ÅŸiirin kalbine
akıt artık umudun billur ırmağını
kavruk çölüne yüzümün
ve bir sevda gibi yanaÅŸ
hayatın kıyılarına
yoksa ey kalbim
tel bile olamazsın şiirin sazına
Etiketler: bile, bir, bunca, ey, gibi, ince, kalbim, ki, koy, sevda, usulca