Tag Archives: usulca

Her Şeyi Birden İstemek

o kitabı da okudum bitirdim hani o genç kızın beni unuttuğu bir ara fena halde fikrindeydim dudağındaki nem gözündeki buğu durmadan hayal değiştiriyorduk cetrefil bir hayat herkesin koktuğu kaderlerimiz kalındı sevinçlerimiz çabuk yaşamadan dağılıyor yarısından çoğu erteleyip durduk suç ortaklığımızı asıl mutluluğun içinde bulunduğu bazı ben yanlıştım o yanlıştı bazı Çünkü gecikmenin ağır yorgunluğu yanlızlığımız… Read More »

Çığlık

bir adamı öldurmenin tam sırası kurşunlarla Çocuğunu öpüp kapıya çıktığında ey kanatılmış çiğnenmiş bahar günü birden bir çığlıkla kapatır yüzünü ezik bir gül gibi çığlık, yitik bir umut gibi boğmak boğma bir telle bir insan olmanın sevincini kederli yağmur, usulca düşen akşama Çığlık. bir çocuk yüzü. dayalı cama…

Herhangi Bir Aşka Dair

herhangi bir kızınkinden ayrı değildi öyküsü hayatına ülkesini ekleyip yaşamaktan başka usulca eğerek başını yürürken nedense hep birbirine dolaşır gibi olurdu ayakları bir fotoğraf ve yeni koparılmış bir çiçekti ilk mektubuna eklediği kelimelerse büsbütün yangın durup durup iç çekişleri sessizliği, dalgınlığı acıyla bakışı yollara aşkı öğrenişindendi Çiçekli bir dal gibi uzandı sevdiğine ve yalnızca ayrılıklar… Read More »

Göç

göç oldu bir acıdan öbür acıya oysa sağrısı kurumamıştı atımızın daha dün sürüp gelmiştik buralara bugün göründü yine yolların ucu devrildi kıl çadırlar seher vakti usulca uyandırıldı çocuklar ve kadınlar bohçası çözülmemiş bir keder gibi gibi düştüler yola turnalar gitti biz gittik bitmedi peşimizdeki nal sesleri nerde konaklasak tedirgindik kuruyordu ırmaklar ve göller bir yangın… Read More »

Akşamı geciktirebilirsin belki

– feride için gün batarken sula fesleğenleri balkonun kokusu sokağa taşsın sokaklar kayıp çocuklar gibi hırçındır, ürkek ve biraz şaşkın sular bulutlanır sen susarsın ve kent çıngıraklı bir yılan kadar zehirlidir artık sevgilin mahpusken üstelik kirli bir lekeye döner umutlar acılar katlanır mendil yerine sarışınlaşırsın bu kaçıncı güz ellerin üşür, çiy düşer çiçeklere beklediğin mektuplar… Read More »

Güz Gelmeden

sırtında taşıdığın kıl heybe dağ rüzgarı ve lor peyniri gibi doluysa kır çiçekleriyle sesler türkülere dönecektir üzünçse ışıklı bir sevince dudaklarında özlem türküleri ve gözlerinin menevşesinde aşk çağıldıyorsa çavlanlar gibi usulca bir umudun menziline hüznü gerilerde bırak türküler paylaşıyorsa eğer dağ rüzgarları paylaşıyorsa sevinç de dahildir buna ve o zaman bütün bir yaşam paylaşılacak kadar… Read More »