Åžub
11

25 bin Türk için tarihin en büyük tahliye operasyonu

25 bin Türk için tarihin en büyük tahliye operasyonu
25 bin Türk için tarihin en büyük tahliye operasyonuAnkara, ÅŸiddet olaylarının gittikçe tırmandığı ve ölü sayısının arttığı Libya’da bulunan Türk vatandaÅŸları ülkeye getirmek için Cumhuriyet tarihinin en büyük tahliye operasyonunu baÅŸlattı. DışiÅŸleri’nde yapılan olaÄŸanüstü toplantının ardından dün iki feribot Libya’ya gönderildi.
Okumaya devam et »

Mar
10

Hedef Türk-Kürt çatışması çıkarmak

Hedef Türk Kürt çatışması çıkarmakErzurum Özel Yetkili Cumhuriyet BaÅŸsavcılığı tarafından yürütülen Erzincan’daki Ergenekon soruÅŸturmasına iliÅŸkin hazırlanan iddianamede ÅŸaşırtıcı bilgiler yer alıyor. İddianamede yer alan bilgiler arasında ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nda Erzincan’ın etnik, kültürel farklılığından dolayı özellikle seçildiÄŸi ortaya çıktı.

İddianamenin 11. sayfasında yer alan bilgiye göre Erzincan’da hem Alevi hem de Sünni vatandaÅŸların yoÄŸun bir ÅŸekilde yaÅŸaması, diÄŸer taraftan da aynı paralelde hem Kürt hem de Türk kökenli vatandaÅŸların birlikte yaÅŸamasını fırsat bilerek kötü niyetlerine alet etmekte zorlanmayacakları iller arasında Erzincan’ın önemli bir potansiyel anlatılıyor. Yine iddianamenin 43. sayfasında ‘Ülkücülerin sokaÄŸa dökülmesi’ baÅŸlığı altında, 2009 yılı Ekim ayında ülkücü düşüncede insanların yer aldığı Erzincan Yaylabaşı beldesinde TOKİ inÅŸaat işçisi gizli tanık Ethem ÅŸunları anlatıyor:

“Bir gün Yaylabaşı Karakol Komutanı Murat astsubay yanıma gelerek bana ÅŸunları söyledi: ‘Ya sen ülkücüsün, Erzincan’da ülkücüler niçin sokakta deÄŸil, sokaklar neden boÅŸ, ÅŸu ülkücüleri sokaÄŸa dökerek sokakları biraz hareketlendirelim’ dedi. Murat astsubay ısrarla ‘Erzincan’da böyle bir olaya ihtiyacımız var. Ergenekon’dan tutuklananlara ülkücülerin yardım etmesi lazım.’ diyerek bana olay çıkarmamız için çok ısrar etti ama ben kabul etmedim.” Gizli tanık Ethem, iddianamedeki açıklamaların devamında ‘O günlerde MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli’nin televizyonlarda ‘Sokak eylemlerine karışan, sokaÄŸa dökülen kimselerin kesinlikle teÅŸkilatla bir ilgi ve alakasının bulunamayacağını’ söylemesinin Erzincan’daki ülkücülerin üzerinde çok olumlu etki yaptığını dile getiriyor.

Kaynak: CİHAN

Ara
09

Türkiye 300 milyar doları nereye harcadı ?

Türkiye 300 milyar doları nereye harcadı ?Türkiye 300 milyar doları nereye harcadı ?
300 MİLYAR DOLAR KİMİN CEBİNE GİTTİ?

BaÅŸbakan ErdoÄŸan hele şükür “terörün” (ki “kısmi iç savaÅŸ” da denebilir) ekonomik boyutuna da deÄŸindi. Şöyle diyordu dün Konya’da:
“Terörden kim kazandı? Türk mü kazandı, Kürt mü, Alevi mi, Sünni mi?Kim kazandı? DoÄŸu mu, Batı mı kazandı, kim kazandı? “Kimin kazandığını ben sizlere söyleyeyim: Silah satan, mayın satan kazandı, uyuÅŸturucu pazarlayan kazandı. Gençlerin kanıyla beslenenler kazandı, ÅŸehitleri, daÄŸa çıkanları istismar edenler kazandı.”

“Bakın 300 milyar dolar kaynağımız terör yüzünden heba oldu. Bu sorun zamanında çözülebilseydi bu imkânlarla Türkiye neleri baÅŸarabilirdi? Bu kaynaklarla ne kadar yol, okul, baraj yapılabilirdi?”

Bu konuÅŸma için ‘hele şükür’ diyorum, çünkü sadece ‘anneler aÄŸlamasın’ söylemiyle açılıma yeteri kadar meÅŸruiyet saÄŸlayamazsınız.

Siyasi propagandada elbette duygulara hitap etmek çok önemlidir. Ancak cüzdanlar da yabana atılmamalı.

Şimdiye dek terör piyasasından çıkar sağladıkları için, bundan sonra da kanlı piyasanın devam etmesini isteyenlerin maskesini düşürmek gerekir.

Bu piyasanın işleyiş biçimini anlatmaya çalışırken balon örneğini vermeyi çok severim.

İki yıl önce yazmıştım:

“DoÄŸu ve GüneydoÄŸu sınırında gözetleme yapmak için Türkiye zeplin satın alıyor. Radarından lazerine çeÅŸitli izleme araçlarıyla donatılacak bu özel balonların tanesi 50 milyon dolar. İşletme gideri ise saatte 300 dolar.

Düşünsenize… Birileri bundan komisyon alacak… Birileri kullanacak… Birileri lojistiÄŸini saÄŸlayacak…

Balonun çevresinde bir ekonomik alan oluşacak.

Amaç ne? PKK’lıları izlemek. Peki, PKK olmazsa ne olur? Eyvah, gitti bizim ‘ekonomi’! PKK olmalı ki o ‘ekonomi’ çalışsın.” (Sabah, 13 Mart 2007)

Lafı bir çağrıyla bağlayalım:

Devletin kayıt tutma geleneği güçlüdür. Başbakan Erdoğan terör ekonomisinin bir dökümünü yaptırsa ne iyi olur:

25 yılda kimlere, kaç para ödendi?

Cefakâr vatandaÅŸ, “Ülkem için feda olsun” der ama paraların belli odaklara gittiÄŸi anlaşılırsa, seyredin gümbürtüyü!

GK BaÅŸkanı’nın tuhaf mantığı

Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ dün yine had bildirmeye çalıştı. Bakın ne demiş:

“Terör olaylarını, TSK ile iliÅŸkilendirmeyi, PKK destekleyicileri ve PKK sempatizanları yapabilir. Ancak böyle iliÅŸkilendirmeleri, bu amaca yönelik imalı konuÅŸmaları siyasiler, akademisyenler ve medya mensupları yapamaz, yapmamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletidir. Her ÅŸey, yasalara uygun olarak yürütülür. Ciddi hukuk devletinde imalı konuÅŸmalara, dedikodulara yer yoktur.”

O halde soralım:

Åžemdinli’deki Umut Kitapevi’ne bomba konulması neydi? Bombacılardan biri için dönemin KKK Org. YaÅŸar Büyükanıt’ın “Tanırım iyi çocuktur” demesi neydi? Olaya bakan Van Savcısı’nın doÄŸduÄŸuna piÅŸman edilmesi neydi?

BaÅŸbuÄŸ’un, “TSK’nin gömülü silahı yoktur” ve “Bu silahlar ordunun deÄŸil” açıklamalarının ardından topraktan çıkan ve TSK malı silahlar neydi?

Eylem Planları neydi?

BaÅŸbuÄŸ’un mantığına göre bu olaylar hukuk devletine uygun. Onun mantığına katılmayanlar da PKK sempatizanı. Mantıkla mıntıka karışmış galiba.

Kaynak: Zaman

Haz
09

Güneşı içenlerın türküsü

bu bır turku:-
toprak canaklarda
gunesı ıcenlerın turkusu!
bu bir örgü:-
alev bir sac örgüsü!
kıvranıyor;
kanlı; kızıl bir mesale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları cıplak kahramanların!
ben de gordum o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
günese gıden
köprüden
gectım!
ben de ictim toprak canaklarda günesi.
ben de söyledim o türküyü!

yüregımız topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların agzını
yırtarak
gerindik!
sıcradık;
simsekli rüzgâra bindik!.
kayalardan
kayalarla kopan kartallar
cırpıyor ısıkta yaldızlanan kanatlarını.
alev bilekli süvariler kamçılıyor
saha kalkan atlarını!

akın var
günese akın!
günesı zaptedecegız
günesın zaptı yakın!

düsmesın bızımle yola:
evinde aglayanların
göz yaslarını
boynunda agır bir
zincir
gibi tasıyanlar!
bıraksın pesımızı
kendi yüreginin kabugunda yasayanlar!

İste:
su günesten
düsen
ateste
milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!

sen de cıkar
gögsünün kafesinden yüregını;
su günesten
dusen
atese fırlat;
yüregını yüreklerimizin yanına at!

akın var
günese akın!
günesi zaptedecegız
günesin zaptı yakın!

biz topraktan, atesten, sudan, demirden dogduk!
günesi emziriyor cocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
nesemiz sıcak!
kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan
o «an»
kadar sıcak!
merdivenlerimizin cengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin baslarına basarak
yukselıyoruz
günese dogru!

Ölenler
dögüserek öldüler;
günese gömüldüler.
vaktimiz yok onların matemini tutmaya!

akın var
günese akın!
günesı zaaaptedecegız
günesin zaptı yakın!

Üzümleri kan damlalı kırmızı baglar tütüyor!
kalın tugla bacalar
kıvranarak
ötüyor!
haykırdı en önde giden,
emreden!
bu ses!
bu sesin kuvveti,
bu kuvvet
yaralı ac kurtların gözlerine perde
vuran,
onları oldukları yerde
durduran
kuvvet!
emret ki ölelim
emret!
günesı iciyoruz sesinde!
cosuyoruz,
cosuyor!..
yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları gögü yırtan atlılar kosuyor!

akın var
günese akın!
günesı zaaaaptedecegız
günesın zaptı yakın!

toprak bakır
gök bakır.
haykır günesı icenlerin türküsünü,
hay-kır
haykıralım!


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini