Haz
09

Ben Ölürsem Akşamüstü Ölürüm

ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Åžehre simsiyah bir kar yaÄŸar
yollar kalbimle örtülür
parmaklarımın arasından
gecenin geldiğini görürüm

ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
yüzümü bir çiçeğe gömüp
aÄŸlamak gibi isterim
derinden bir tren geçer

ben ölürsem akşamüstü ölürüm
alıp başımı gitmek isterim
bir akam bir kente girerim
kayısı ağaçları arasından
gidip denize bakarım
bir tiyatro seyrederim

ben ölürsem akşamüstü ölürüm
uzaktan bir bulut geçer
karanlık bir çocukluk bulutu
gerçeküstü bir ressam
dünyayı değiştirmeye başlar
kuş sesleri, haykırışlar
denizin ve kırların
rengi birdenbire karışır

sana bir ÅŸiir getiririm
sözler rüyamdan fışkırır
dünya bölümlere ayrılır
birinde bir pazar sabahı
birinde sararmış yapraklar
birinde bir adam
her ÅŸeye yeniden baÅŸlar

Haz
09

İşte Bir Şiir

bir aksamustune dogrunun melankolisini sonsuzlastirmak istiyorum
yasadigima tanik olun
bu bireysel cirpinislari asmak istiyorum, tanik olun
ama bir aralikta yasiyoruz sanki,
yeryuzu ayaklarimizin altindan kayiyor ve kimse bunun
farkinda degil

heryerde benciller ve ukalalar kendi olculerine zorluyorlar hayati
ve hic kimse denizin nasil buyuk ve derin birsey oldugunun
farkinda degil

ve hic kimse bir karpuz kabugundaki cildirtici, taze ve derin
yesilligin farkinda degil
ve hic kimse cocuklarin neden mahzun oldugunun farkinda degil
ve onlari nasil bir dunyaya hazirladigimizin
hafifce basim agriyor, bir cocuk aglayisi, gecen bir tren,
vakitsiz bir horoz
birazdan televizyon sesi yukselir, hayatimizi karartmak
ve zapt u rapt altina almak icin
hicbir sairi kiskanmiyorum ve hicbir saire ozenmiyorum, istiyorum ki
kendi cirpinislari, kendi savruk davranislari icinde
bir disiplin yaratsin siirim
iste durup dururken uzak semtlerinde ankaranin genis ve soguk
bir gecekondu aksaminin izlenimi geliyor aklima
ve tereddutsuz geciyorum siirime bunu
mutlu olmayi bir kez yitirdim sonsuzca belki de
uzuntuyle ayriliyorum bu siirden

Haz
09

AÅŸk

hayatın hızıyla yaşadık o aşkı
her şey bir anda başladı
yaşandı
ve bitti…

yan yana gidip de bir süre
ayrı yönlerde uzaklaşan
İki tren gibi…

Haz
09

Aarhus

“tıpkı gözlerinden akan yaÅŸ gibi,
bir akÅŸam üstü aarhusda yürümek.”

aynı senin gidişinde olduğu gibi,
kâh doluyor, kâh boşalıyor sokaklar.
aldırmıyorum yağmura,
.ve rüzgara,
yürüyorum ardıma bakmadan.
hâlâ zamanında gelmiyor,
belediyenin sarı otobüsleri.
ve her zamankinden daha soÄŸuk,
güleç şehrin,
sonradan görmeleri..

bu arada hava da buz gibi,
3-5 derece sıcaklık vardı,
seninle birlikte o da gitti..
ve kıyılarını dantellediğin mendili,
yine evde unutmuÅŸum.
yine unutmuÅŸum gittiÄŸini..
sen varmışın gibi konuşuyorum
kuÅŸlarla,
ve sorularım yanıtsız
birer haykırış,
gün batımında yankılanan.

moesgaarda gittim geçen gün,
bulurum ümidiyle,
seninle kaybolan,
ve adını koyamadığım
duyguları..
gravballermanin yanında,
bir çeyrek saatte ben bekledim..
beklenilecekse onun gibi,
sırlara kapı açıp beklemeli,
gelmeyeceÄŸini bile bile.

bir hatıra bırakmadığın,
hiç uğramadığın,
bir yer bilsem,
gözyaşlarımı salıvereceğim..
biliyorum,
hıçkırıklara boğulacağım,
tren istasyonunda,
ve bir daha asla,
dönmemek üzere..
ayrılacağım senden,
ve aarhustan..

“tıpkı gözlerinden akan yaÅŸ gibi,
bir akÅŸam üstü aarhusda yürümek.”

ic3 treniyle son sürat kaçıyorum,
uzaklara..
ben mi kaçıyorum,
beni mi öldürüyorum?,
bilemiyorum..
bildiÄŸim bir ÅŸey varsa;
sahil ÅŸeridi boyunca
ayrılık şarkıları
söyleyen, martıları,
kıskanıyor olduğum.

hostes halimden anlar gibi..
bir ihtiyacımın olup
olmadığını soruyor..
tam martıları ağlatacağımı
düşünürken, ben ağlıyorum..
hayır, gazete almak istemiyorum,
meÅŸrubat da istemiyorum..
meyve suyuda..
hostes anlamsız bakmakta,
gözlerimin içine..
boşver hostes hanım,
seni sevenler de gitse,
boÅŸver.
doÄŸduÄŸun yerleri terketme,
yapma hostes, intihar etme..

avuntu olsaydı anılar,
ağlamazdım bu kadar..
bir hasret mehtabı süzülür düşümde,
aradığım gözlerinin resminde..
kalbimde sen, hayalinse.. ellerimde,
ellerim kanlı,
dokunamam artık sana.
haramsın bana, siyah geceler kadar..
rüyamda bile yasaksın.
bakamam sana..

nasıl unuturum seni,
nasıl unuturum gözlerini..
nasıl unuturum aarhusu?
nasıl?
nasıl?

“tıpkı gözlerinden akan yaÅŸ gibi,
bir akÅŸam üstü arhusda yürümek.”

Haz
09

Giderken

bilerek mi yanına almadın giderken
başının yastıkta
bıraktiği çukuru

güveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin dogrulugu kadar

beni senin gibi
bir de annem terketmisti
ki göbegimde durur
onun yoklugundan
bana kalan
çukuru……..

Haz
09

Ayrılık

iki rayı gibiyiz
bir tren yolunun
yakın olması
neyi deÄŸiÅŸtirirki
son istasyonun


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini