Haz
09

Annem yok artık- 2

anne diyemeyeceğim artık bir başkasına,
sesimin anneme seslenirkenki tonuyla
tatil dönüşlerinde annemin uğrayacağım evi yok,
beni seven birileri olacak mı yine de
gidip koşulsuz uzanacağım bir yatak,
saçlarımı okşayacak bir el
ama ben anneme de bütün bütüne
bırakamadım kendimi
saçlarımı okşarken, yorulur şimdi
bırakır şimdi diye düşünürdüm
ve çılgınca yaramaz, beyni boş
denecek kadar yaramaz,
ve hastalıklı denecek kadar duyarlıklı
bir çocuktum çocukluğumda
dizlerine oturduğum birgün, indim utanarak,
kısa pantolonumdan fırlayan
ve bana artık büyümüş gelen dizlerimle
oysa ilkokul ikide ya var ya yoktum daha
o zaman tanıdım sonsuz geniş caddelerini karsın,
sonsuz geniş göğünü ve o zamanlardan kaldı
yüreğimde sonsuz bir uçurum duygusu
annem hiçbir zaman bilmedi bunları
yüreği büyümüş bir çocuktum ben
gizli gizli ne kadar çok ağladım
bir gün öleceğini düşünerek onun
annem yok artık,
onun yüreğindeki ben de yokum,
yani annemle tanımlanan ben de öldüm onunla
Åžimdi,
yeni bir tanıma alıştırmalıyım kendimi,
Åžimdi ,
ben kendimi düşünmezken bile
kim düşünür beni…

Haz
09

Çocuksun sen /I

dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
kum taneleri var ya onlardan birindeyim
yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte

Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum

dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı
kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum
kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup
ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için

bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar
bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa

Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan

susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse
kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada

kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin
sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen
hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.

Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil

Haz
09

Yalnız Kadınlar

kimbilir yalnızlığı kadınlar kadar
karlı dağların en yüksek tepeleri mi
terkedilmiÅŸ ehirlerin caddeleri
gökyüzünün yıldızsız geceleri mi

kadınlar bir ömür boyunca yalnız
ta dünya kurulduğundan beri
yalnızlık ışığını yakar her gece
sonsuz karanlığımızda elleri

nasıl yağmur yağarsa yalnızğına şehrin
Öyle mahzun ve yalnız kadınlar tanıdım
denizler ortasında geniş ve derin

bir dünyü gördüm kadınların gözlerinde kapkara
yalnızlık ne imi anladın
acıdım kadınlara

Haz
09

Karşılama

böyle mi karşılayacaktın beni
bakışların böyle mi olacktı
ne ummuş ne düşünmüştüm? hani
o şaheser gözlerin dolacaktı

neler vadetmiÅŸtin bana giderken
gözlerin alev alev yanmalıydı
İçin titreyerek “hoÅŸ geldin” derken
ellerin sevgiyle uzanmalıydı

gözlerime öyle bakmamalıydın
o harikulade dakikada elbet
beni yapayalnız bırakmamalıydın

bana sonsuz bir ümit vermemeliydin
karşımda ağlamasan da nihayet
bir saniye olsun ürpermeliydin.

Haz
09

Aşk Mıydı O

aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi
neydi çekip kendine, beni bağlayan
kanatan dudağımı, tenimi dağlayan
elleri ta içimde o dev miydi

etime bir alev deÄŸmiÅŸcesine
nasıl da yakardı öptügü zaman
bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan
yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine

hani o yalnız benim olan gül, kırmızı
gozlerimin önünde açılan sonsuz bahçe
hani, o var olmalarımız öpüştükçe
o delice sürdürmeler yaşantımızı

hiç doymamak oysa, tene, kokuya, aşka
sarıldıkca güçlenmek, bütünlenmek
kudurmuş arzularla zamanı yenmek
ve en kuytularda buluÅŸmak korka korka

kimi gün utanmak otlardan, çimenlerden
kimi gece mıhlamak gölgemizi duvara
varmak icin o sevgiyle açılmış kollara
apansız düsmek yükseklerde bir yerden

oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de
sevgice bir tutku, aşkımsı bir yakınlık
avunmak… kırık dökük anılarla artık
kimbilir? o geceler yaşanmadı belki de

Haz
09

Derinlerde

ne zaman tutsam ellerini
gozlerimin onunden mevsimler gecer
ne zaman gozlerin gozlerime degse
samanyolundan bir yildiz duser

yasanmis, yasanacak zamanlar icinde
en guzeli aksam saatleri, bulustugumuz
gozgoze, iki buyuk yangin gibi
o yanip yanip tutustugumuz

basdonduren o sonsuz heyecan
cildirtan arzular kesen nefesi
en guzel buyun korkularin
bu ateste bir bir erimesi

son degil o baslangic yaklasan
tenin bir yerde aska hazirligi
bir bugu halinde gecen zaman
ve gozlerde sabahin ilk aydinligi

yillarla buyutmek her dakikati
inmek seninle derinlerine askin
opulen butun nimetler icinde
en guzeli senin dudaklarin.

Haz
09

Sebebim derler ya…

ölümüm senden olur
bilinsin
ne uçsuz bir kan akışı
ne buğusu kadehte rakının,
ela ve sonsuz bir teneÅŸir uykusu
gözlerinin aÄŸlamaklı bebeÄŸine…

acemi zamanlar silinsin
ölümüm senden olur
bilinsin
sen istesen aslında
bütün kafiyeleri eskitirsin

aklında kalmayacak aklım
başka kollar başka sarılmalar
ve her defasında alsancak
platonik rutubet kokacak
aklına bir fikir gelecek
bir çift iri memenin kuşkusuna
fidye vereceksin

bütün iklimlerin feri silinsin
ölümüm senden olur
bilinsin

gözlerin bir içimçaydı bizansta,
gözlerin,
ela teneşir uykularıma kapanan kırık pencere..


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini