Haz
09

Bence sen de ÅŸimdi herkes gibisin

gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
onlardan kalbime sevda geçmiyor
ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin

yolunu beklerken daha dün gece
kaçıyorum bugün senden gizlice
kalbime baktım da işte iyice
anladım ki sen de herkes gibisin

büsbütün unuttum seni eminim
maziye karıştı şimdi yeminim
kalbimde senin için yok bile kinim
bence sen de ÅŸimdi herkes gibisin

334 (1918) –yaz– kadıköy

Haz
09

Tahirle Zühre Meselesi

tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş tahir?le zühre olabilmekte
yani yürekte.

mesela bir barikatta dövüşerek
mesela kuzey kutbunu kefe giderken
mesela denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
yani tahir?i zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
tahir ne kaybederdi tahirliÄŸinden?

tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Haz
09

Ayrılan

aşkı doğuran şey nedir;
o yakınlığı, iki can arasında?
ve kopuÅŸ ne zaman baslar?
ne zaman biter bir sevda?

bir kurt gibi içten içe
gelişip büyür çürüme
bir an gelir ki aynı mekandasınızdır
ayrı duygusal zamanlarda

Haz
09

Yalnız

yalniz günlerim, yalniz herseyim.
yalniz yasanmaz diyorsun bana.
cansiz bedenim, ölmüs düslerim,
dertli olunmaz, diyorsun bana.

aglarsa anam aglar,
gerisi yalan aglar,
bitmez iftiralar,
yüregim sizlar.

akar gözyasim, damla damla.
erkekler aglamaz, diyorsun bana.
yanmis yüregim, sevda baharinda,
beni baglamaz, diyorsun bana.

Haz
09

Anadolu

beÅŸikler vermiÅŸim nuha
salıncaklar, hamaklar,
havva anan dünkü çocuk sayılır,
anadoluyum ben,
tanıyor musun?

utanırım,
utanırım fukaralıktan,
ele, güne karşı çıplak…
Üşür fidelerim,
harmanım kesat.
kardeşliğin, çalışmanın,
beraberliÄŸin,
atom güllerinin katmer açtığı,
Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
kalmışım bir başıma,
bir başıma ve uzak.
biliyor musun?

binlerce yıl sağılmışım,
korkunç atlılarıyla parçalamışlar
nazlı, seher-sabah uykularımı
hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
haraç salmışlar üstüme.
ne iskender takmışım,
ne ÅŸah, ne sultan
göçüp gitmişler, gölgesiz!
selam etmiÅŸim dostuma
ve dayatmışım…
görüyor musun?

nasıl severim bir bilsen.
köroğluyu,
karayılanı,
meçhul askeri…
sonra pir sultanı ve bedrettini.
sonra kalem yazmaz,
bir nice sevda…
bir bilsen,
onlar beni nasıl severdi.
bir bilsen, urfada kurşun atanı,
minareden, barikattan,
selvi dalından,
Ölüme nasıl gülerdi.
bilmeni mutlak isterim,
duyuyor musun?

Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne-üstüne,
tükür yüzene celladın,
fırsatçının, fesatçının, hayının…
dayan kitap ile
dayan iÅŸ ile.
tırnak ile, diş ile,
umut ile, sevda ile, düş ile.
dayan rüsva etme beni.

gör, nasıl yeniden yaratılırım,
namuslu, genç ellerinle.
kızlarım,
oğullarım var gelecekte,
herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
kaç bin yıllık hasretimin koncası,
gözlerinden,
gözlerinden öperim.
bir umudum sende,
anlıyor musun?

Haz
09

Aynaların ötesi

her ne kusur varsa geçen zamanda;
suçsuzdur aynalar, ela gözlü yar
mecnunlar mevlayı bulursa canda,
el olur leylalar ela gözlü yar

güzel açar güzelliğin sergisin
gün aÄŸartır kara saçın örgüsün…
muhabbet faslında ölüm türküsün
kim söyler, kim çalar ela gözlü yar

estikçe iş çıkar işin içinde;
gençliğin hasret yer sevda göçünde
bilmez misin, dört mevsimin üçünde
kar olur yaylalar, ela gözlü yar

alı al, yeşili yeşilde ara;
ahirete gider kalbdeki yara…
ne yapsan bir daha çıkmaz dallara,
dökülen ayvalar ela gözlü yar

vakit dolar, nakit biter kasanda…
sevda bir kitaptır gönül masanda;
okusan da olur, okumasan da…
kapanır sayfalar ela gözlü yar

Haz
09

Güz Gelmeden

sırtında taşıdığın kıl heybe
dağ rüzgarı ve lor peyniri
gibi doluysa kır çiçekleriyle
sesler türkülere dönecektir
üzünçse ışıklı bir sevince

dudaklarında özlem türküleri
ve gözlerinin menevşesinde aşk
çağıldıyorsa çavlanlar gibi
usulca bir umudun menziline
hüznü gerilerde bırak

türküler paylaşıyorsa eğer
dağ rüzgarları paylaşıyorsa
sevinç de dahildir buna
ve o zaman bütün bir yaşam
paylaşılacak kadar güzeldir artık

heybendeki kır çiçekleri
bir yangındır güze doğru
tutuşturur yüreğinde
uzak özlemlerin külünü
hiç beklemediğin bir anda

güz gelip de yangın başlamadan
tutmalısın doğanın yelesinden
yüreğindeki sabah olmadan
gül bahçesine sevda hevengine


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini