Haz
09

Önce

Çıktığım dağlar küllenirdi içimde
sessiz, serin sulara inerdim
ceylanlardan önce

sular yıkayabilirdi beni o zamanlar
güneş alırdı içimin avlusunu

uyurken sızlıyor içimdeki can:
kanlısıydım öldürdüm
çoğaldı düşlerim
uyuduğum uyku artık ikimizin yerine
sanki o sağ ben ölüyüm
her gece her gece her gece

Haz
09

Yaz

seni seviyorum ve bir şey söylemiş olmuyorum bunu söylemekle
ben bu yaz kokusunu bir başka zamandan anımsıyorum
ben bu yaz tadını biliyorum, terleyen aşkı
terleyen kasıkları ve şakaları biliyorum

kendimi yokluyorum, burnumu çekiyorum, yaz geçiyor
yaz geçmeyecekmiş gibi, havada asılı duran sesler
tembelce ulaşıyorlar hedeflerine
yazın derin uykusu, uyuşukluğun yazı
kaşınmanın, uzak iklimlere doğru

yaz büyük ve ayıp bir çiçeğe benziyor
(ben bu benzetmeyi anımsıyorum)
dolunay çırılçıplak
(bu benzetmeyi de)
yaz, mezar taşları ısınıyor
ve kertenkelelerin kanı

saçlarımdan otlar ve kertenkeleler fışkırıyor
yaz, bakımsız bahçler
bakımsız havuzlar
yaz günleri dilimde tüy bitiyor
ve aşkın ısırgan otu

İpekten sözler üretiyorum, geleceksen gel
sözler yorgun düşüp kalıyor yarı yolda
aşk, ve gecenin kadifesine yazılan sözcükler

yaz beni derin yatağına çekiyor
ağlıyorum ve diriliyorum yeniden
yaz bir ölüm uykusu ve bir gece dürtüsüdür
serin yıldızlar kuşandığımız

sözcükler derin sulara batıp çıkıyor
yaz budur ve roman budur

yaz beni yaralıyor

Haz
09

Çok Sevdim Bir Zamanlar Seviyorum Yine de

Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
alıp başımı gitmeyi yollar boyunca
seyretmek bir bozkır akşamını camından bir otobüsün
masal şehirlerini geçerken hızla

Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Ürpertili, sımsıcak tenini kadınların
salmak serin sulara gövdemi
düşüp gitmek ardına şiirin ve aşkın

Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
varolduÄŸumu düşünmeyi, ürpererek…
karanlık bir odada küçük bir çocuk gibi
yağmurdan ve yalnızlıktan ürkek

Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
düşüncemi geniş ve sonsuz olanla birleştirmeyi
hırçın ve ele geçmezce atılgan
uysal ve usulcacık benim olan ÅŸeyi…

Çok sevdim birzamanlar, seviyorum yine de
ve hep seveceğim beynim ve tenim varoldukça bu dünyada
pırıl pırıl olanı, her zaman bir güz diriliğinde
deÄŸiÅŸmez ve deÄŸiÅŸken olanı sonsuzca…

Haz
09

Sabah

serin rüzgârlara pencereni aç!
karşında fecirle değişen ağaç,
bak, seyret aÄŸaran rengini ufkun
mahmur gözlerinde süzülsün uykun.
bırak saçlarınla oynasın rüzgâr,
gümüş çıplaklığı bir başka bahar
olan vücudunu ondan gizleme.
ne varsa hepsini boyun, saç, meme,
esîrden dudaklar okşasın sevsin
mademki geceden daha güzelsin!

Haz
09

İstanbul Yoktu Sen Olmasan

ben nice İstanbul?lular gördüm sana gelinceye kadar
kirli paçavralara benzerdi insanları
dostluktan, vefadan yoksun.
bölünmüş, dağılmış, parçalanmış
ve herbiri kendi ağırlığıyla ezilmiş, yorgun.
yüzümde dolaşan birer iğrenç böcekti gözleri
bir tutsam
yapışır kalırdı ellerime en çirkin yerleri
evlerinde bulduğum yalnızlık
sokaklarında bulduğum upuzun bir kahırdı.
günler boyunca
bir başka karanlık gelirdi
karanlığın biri kaybolunca
güneşler doğardı görmezdim.
bir ses durmadan ölüme çağırırdı beni
bilmezdim bu şehirde senin yaşadığını.
bilmezdim…

zindandı bütün meyhaneler
duvarlar karaydı
köhne bir bizans eskisiydi İstanbul sensiz.
semt semt bir ağır yorgunluktu
sürekli bir aldanıştı sokak sokak
benden en uzak sevgilerde yaşadım yıllarca
o büyük yalanlarda yaşadım.
senden habersiz bir ölü gibi
senden uzak zamanlarda yaşadım.

mabetler yıkıldı içimde
umutlar hayaller yıkıldı
bir gün bütün İstanbul yıkıldı.
sokaklar kaydı ayaklarımın altında
gün oldu kalabalık meydanlarında inançlarım yıkıldı
gün oldu
gözlerime çiviler çakıldı merhametsiz.
toz toz oldum, duman duman oldum
aldığını geri vermedi yıllar
yitirdim kendimi bu rezil ÅŸehirde
seni buluncaya kadar.

eskiden bir lale hatırlardım
yada mavi mavi bir deniz İstanbul denince
serin rüzgarlar okşardı saçlarımı
rıhtımlar balık balık kokardı.
ne zaman
yumsam gözlerimi bir gemi kalkardı.
vapur düdükleri durmadan öterdi.
eskiden bir İstanbul vardı bilmediğim
bana yeterdi.

sonra kaç yıl yaralı bir hayvan gibi
gezdim sokaklarında
sonra kaç yıl bir sevgi aradım
İstanbul?u aradım.
belki de seni aradım bilmeden
ayaklarımın dibinde den,izler can çekişti
Şehirler parçalandı
bir çağ öldü gözlerimin önünde
benim en güzel çağım öldü.
bizi topraktan yarattılar
gel gör ki…
bu ÅŸehirde
benim toprağım öldü.

seni aradım bu şehirde yıllarca
yana yakıla seni..
sen kimdin, sen neredeydin kimbilir.
hep böyle sensizmiydi bu şehir.
bu şehir İstanbul?muydu ?
Öyleyse sensiz yaşanmazdı bu şehirde
gemiler demir almazdı
trenler iÅŸlemezdi
sen olmasaydın
bir ömür bitip
yepyeni bir ömür başlamazdı içimde
bahar gelmezdi
ağaçlar çiçek açmazdı
seni bulmasaydım
ve ben yoktum
İstanbul yoktu
sen olmasaydın.


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini