Haz
09

Ağıt

dün gece seyrimde gördüm cerenim.
kızlar ne kadar çok seviyorlarmış ki seni
mosmor olmuş gülyazısı bedenin

mormor olmuş gülyazısı bedenin
düşmüş sanki erguvanlar içinde
en genç burcu yıldızdan bir kalenin

en enç burcu yıldızdan bir kalenin
uçmuş sanki uçsuz bir uçuruma
gökyüzünün çakır gözlerinden

gökyüzünün çakır gözlerinden
düşmüş bir damla, bir deniz feneri
işınlarıyla şile bezlerinin
güdüyor çobansız kalmış tekneleri

(rengahenk)

Haz
09

Ayrılık Sevdaya Dahil

acilmis sarmasik gulleri kokulariyla baygin
en gorkemli saatinde yildiz alacasinin
gizli bir yilan gibi yuvarlanmis icimde kader
uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genc kadin
ruzgar uzak karanliklara surmus yildizlari
mor kivilcimlar geciyor daginik yalnizligimdan
onu cok ariyorum onu cok ariyorum
heryerimde vucudumun agir yanik sizilari
bir yerlere yildirim dusuyorum
ayriligimizi hisettigim an demirler eriyor hirsimdan
ay isigina batmis karabiber agaclari gumus tozu
gecenin irmaginda yuzuyor zambaklar yaseminler unutulmus
tedirgin gulumser
cunku ayrilik da sevdaya dahil cunku ayrilanlar hala sevgili
hic bir ani tek basina yasayamazlar
her an otekisiyle birlikte hersey onunla ilgili
telasli karanlikta yumusak yarasalar
gittikce genisliyen yakilmis ot kokusu
yildizlar inanilmiyacak bir irilikte
yansimalar tutmus butun sahili
cunku ayrilmanin da vahsi bir tadi var
oyle vahsi bir tad ki dayanilir gibi degil
cunku ayriliklar da sevdaya dahil
cunku ayrilanlar hala sevgili
yanlizlik hizla alcalan bulutlar karanlik bir agirlik
hava agir toprak agir yaprak agir
su tozlari yagiyor ustumuze
ozgurlugumuz yoksa yalnizligimiz midir
eflatuna calar puslu lacivert bir sis kusatti ormani
karanlik coktu denize
yanlizlik cakmak tasi gibi sert elmas gibi keskin
ne yanina donsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
kapini bir calan olmadi mi hele elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince
simsicak bakislari suc ortagi kacamak gulusleri gizlice
yalnizlarin en buyuk sorunu tek basina ozgurluk ne ise yarayacak
bir turlu cozemedikleri bu olu bir gezegenin soguk tenhaligina
benzemesin diye ozgurluk mutlaka paylasilacak suc ortagi bir sevgiliyle
sanmistik ki ikimiz yeryuzunde ancak birbirimiz icin variz
ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatca sigariz
hic yanilmamisiz her an dusup dusup kristal bir bardak gibi
tuz parca kirilsak da hala icimizde o yanardag agzi
hala kipkizil gulumseyen sanki atesten bir tebessum zehir zemberek askimiz

Haz
09

Ağır Kan Kaybı

biz yalnızlıktan doğduk o dagdagalı sudan
biz yani erdoÄŸan ayÅŸenur ali ve ahmet
birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku
sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk
köy köy bucak bucak memleket memleket
yani afyon adilcevaz akçadağ turgutlu
birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku

buzlu mehtap alçakca kesmişti yolumuzu
bütün kapılardan açıkca kovulmuştuk
silahımız avcumuza yapışmıştı soğuktan
biz yani erdoÄŸan ayÅŸenur ali ve ahmet
birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku
kestiremedik ne yaptığımızı kim olduğumuzu
sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk
köy köy bucak bucak memleket memleket
yani afyon adilcevaz akçadağ turgutlu
birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku

ne kadar korkmuştuk elimizden tutmadılar
doğrudur kendi içimizde daraldığımız
kim neyi savundu bilinmez nereye kadar
biz yani erdoÄŸan ayÅŸenur ali ve ahmet
başka bir yalnızlıkta boğulduk
havasizliktan
sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk
köy köy bucak bucak memleket memleket
ne solculuğumuz solculuktu ne sağcılığımız
karanlık bir kapı olup üstümüze kapandılar
kimse bizi sevmedi
ağır kan kaybıyız

Haz
09

Böyle Bir Sevmek

ne kadınlar sevdim zaten yoktular
yaÄŸmur giyerlerdi sonbaharla bir
azıcık okşasam sanki çocuktular
bıraksam korkudan gözleri sislenir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir

hayır sanmayın ki beni unuttular
hala arasıra mektupları gelir
gerçek değildiler birer umuttular
eski bir ÅŸarkÄŸ belki bir ÅŸiir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir

yalnızlıklarımda elimden tuttular
uzak fısıltıları içimi ürpertir
sanki gökyüzünde bir buluttular
nereye kayboldular ÅŸimdi kimbilir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir.

Haz
09

Hannelise

yağmurdan çıkıp geleceksin hannelise
yağmur gözlerinden çıkıp gelecek
bir öğle sonu paritte hannelise
bir kahvede grands boulevards türküsünü çalacaklar

paris ve yapraklar sararmış etrafımda
seinee kanat vurup bir rüzgar geçiyor
gare dorleansda saat şimdi üç diyecek
yağmurdan çıkıp geleceksin hannelise

gözlerine bakıp sanki mavi deyeceğim
sanki çocuk diyeceğim
aydınlanacaklar
balığa çıkmış bir ihtiyar rıntımda
suya atıp söndürecek
cigarasını
bir öğle sonu pariste hannelise
bir kahvede grands boulevards türküsünü çalacaklar

insan kendisine raÄŸmen yaÅŸayamaz
kalbimiz beyaz derken biz siyah diyemeyiz
diyemeyiz hannelise
sen mutlaka lichtenstein dükalığından bahsedersin
yapraklarını döker ıhlamur ağaçları katedralin önünde
ben içimde müstesna bir ateş bahçesi donatırım
bembeyaz
bembeyaz hannelise

Haz
09

İşte Bir Şiir

bir aksamustune dogrunun melankolisini sonsuzlastirmak istiyorum
yasadigima tanik olun
bu bireysel cirpinislari asmak istiyorum, tanik olun
ama bir aralikta yasiyoruz sanki,
yeryuzu ayaklarimizin altindan kayiyor ve kimse bunun
farkinda degil

heryerde benciller ve ukalalar kendi olculerine zorluyorlar hayati
ve hic kimse denizin nasil buyuk ve derin birsey oldugunun
farkinda degil

ve hic kimse bir karpuz kabugundaki cildirtici, taze ve derin
yesilligin farkinda degil
ve hic kimse cocuklarin neden mahzun oldugunun farkinda degil
ve onlari nasil bir dunyaya hazirladigimizin
hafifce basim agriyor, bir cocuk aglayisi, gecen bir tren,
vakitsiz bir horoz
birazdan televizyon sesi yukselir, hayatimizi karartmak
ve zapt u rapt altina almak icin
hicbir sairi kiskanmiyorum ve hicbir saire ozenmiyorum, istiyorum ki
kendi cirpinislari, kendi savruk davranislari icinde
bir disiplin yaratsin siirim
iste durup dururken uzak semtlerinde ankaranin genis ve soguk
bir gecekondu aksaminin izlenimi geliyor aklima
ve tereddutsuz geciyorum siirime bunu
mutlu olmayi bir kez yitirdim sonsuzca belki de
uzuntuyle ayriliyorum bu siirden

Haz
09

Karışan saatler içinde

karışan saatler içinde hâtırana
bazı sabahlarla ikindiler yan yana,
değişik gülleri sanki tek bir baharın;
bâkir hülyasıyla beyaz ve ürkek yarın,
o sükût bahçesi, ufkunda kuş yerine
hasret kanat çırpar düşünen ellerine…

hep aynı nağmede çılgın dolaşan yaylar,
bir yıldız kervanı gibi haftalar, aylar
hep aynı hayalin peşinde bu yolculuk,
hep gül yangını ve bahar sıtması ufuk…

tenha bir ucunda gecenin bir sır gibi
fısıldanan adın kardeş, dost ve sevgili,
durgun havuzların süsü ten rengi çiçek
bir mevsim cümbüşü içinde süzülerek
Ömrün gecesinde ve kader rüzgârında
bir ürperme olur çıplak omuzlarında…


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini