Haz
09

Yalniz Bir Opera

…….

simdi biz neyiz biliyor musun
akip giden zamana goz kirpan yorgun yildizlar gibiyiz
birbirine uzanamayan
boslukta iki yalniz yildiz gibi
aci cekiyor ve kendimize gomuluyoruz
bir zaman sonra batik bir asktan geriye kalan iki enkaz olacagiz
yalnizca
kendi denizlerimizde sessiz sedasiz bogulacagiz
ne kalacak bizden
bir mektup,bir kart,birkac satir ve benim su kirik dokuk siirim
sessizce alacak yerini nesnelerin dunyasinda
ne kalacak geriye savrulmus gunlerimizden
bizden diyorum,ikimizden
ne kalacak?

simdi biz neyiz biliyor musun?
yikintilar arasinda yakinlarini arayan oksuz savas cocuklari
gibiyiz.umut
ve korkununhicbir anlam tasimadigi bir dunyada bir sey buldugunda
neyi,ne
yapacagini bilemeyen cocuklar gibi.
artik hicbir duygusunu anlayamayan cocuklar gibi
ve elbet biz de bu askda buyuyecek
her seyi bir baska aska erteleyecegiz
….

bana zamandan soz ediyorlar
gelip size zamandan sozederler
yaralari nasil sardigindan,ya da herseye nasil iyi geldiginden.zamanla
ilgili butun atasozleri gundeme gelir yeniden.hepsini bilirsiniz
zaten,bir
ise yaramadigini bildiginiz gibi.dahasi onlar da bilirler.ama yine de
guc
verir bazi sozler,sozcukler,
oyle dusunurler.
bittigine kendini inandirmak,ayriligin gercegine katlanmak,sirtinizdaki
hanceri cikartmak,yureginizin unuttugunuz yerleriyle yeniden
karsilasmak kolay degildir elbet.kolay degildir bunlarla bas
etmek,ugruna
icinizi oldurmek.zaman alir.
zaman
alir sizden bunlarin yukunu
o bosluk dolar elbet,yaralar kabuk baglar,sizilar diner,acilar dibe
coker.hayatta sevinilecek seyler yeniden farkedilir.bir yerlerde bulunup

yeni mutluluklar edinilir.
o bosluk doldu sanirsiniz
oysa o boslugu dolduran eksilmenizdir.

gun gelir birgun
baska bir mevsim,baska bir takvim,baska bir iliskide
o eski agri
ansizin geri teper.
dilerim geri teper.yoksa gercekten
bitmissinizdir.

Haz
09

Annem yok artık- 2

anne diyemeyeceğim artık bir başkasına,
sesimin anneme seslenirkenki tonuyla
tatil dönüşlerinde annemin uğrayacağım evi yok,
beni seven birileri olacak mı yine de
gidip koşulsuz uzanacağım bir yatak,
saçlarımı okşayacak bir el
ama ben anneme de bütün bütüne
bırakamadım kendimi
saçlarımı okşarken, yorulur şimdi
bırakır şimdi diye düşünürdüm
ve çılgınca yaramaz, beyni boş
denecek kadar yaramaz,
ve hastalıklı denecek kadar duyarlıklı
bir çocuktum çocukluğumda
dizlerine oturduğum birgün, indim utanarak,
kısa pantolonumdan fırlayan
ve bana artık büyümüş gelen dizlerimle
oysa ilkokul ikide ya var ya yoktum daha
o zaman tanıdım sonsuz geniş caddelerini karsın,
sonsuz geniş göğünü ve o zamanlardan kaldı
yüreğimde sonsuz bir uçurum duygusu
annem hiçbir zaman bilmedi bunları
yüreği büyümüş bir çocuktum ben
gizli gizli ne kadar çok ağladım
bir gün öleceğini düşünerek onun
annem yok artık,
onun yüreğindeki ben de yokum,
yani annemle tanımlanan ben de öldüm onunla
Şimdi,
yeni bir tanıma alıştırmalıyım kendimi,
Şimdi ,
ben kendimi düşünmezken bile
kim düşünür beni…

Haz
09

Çocuksun sen /I

dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
kum taneleri var ya onlardan birindeyim
yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte

Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum

dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı
kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum
kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup
ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için

bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar
bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa

Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan

susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse
kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada

kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin
sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen
hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.

Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil

Haz
09

Tutkulu

tutsak olacağını bilerek
yine bu sabah
demirparmaklıktan içeri
usulca sızdı
güneş

yasaklanınca görüş gününde
çiçek getirilmesi
arka duvarın dibinde
sarmaşık tohumu
dikmiş annem

oysa el bile
sallayamamıştım ona
kuyrukta saatlerce bekleyip
doldurduğu içme suyunu
dökerken ardıma

Haz
09

Giderken

bilerek mi yanına almadın giderken
başının yastıkta
bıraktiği çukuru

güveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin dogrulugu kadar

beni senin gibi
bir de annem terketmisti
ki göbegimde durur
onun yoklugundan
bana kalan
çukuru……..

Haz
09

Çoban

oybirliğiyle koyunlar
keçiyi seçer
kendilerine başkan
oysa sürünün başına
kurdun akrabası
köpeği koyar
çoban

Haz
09

Biraraya

eşit olmadığı
söylenir insanların
aynı boyda olmayan
beş parmağı
gibi bir elin

oysa uzanır
nice yorgun
emekçinin dudağı
su dolu
avucuma

elimin
eşit olmayan
beş parmağının ucunu
getirince
biraraya


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini